16257,33%1,85
43,40% 0,01
51,83% -0,78
7420,36% 2,72
12150,23% 3,99
Adıyaman Tabip Odası, Adıyaman Aile Hekimleri Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Hekimsen, Hekim Birliği Sendikası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Sağlık Mil-Sen ve Hepsen Adıyaman Şubeleri tarafından düzenlenen basın açıklamasını, sağlık emekçileri adına Adıyaman Kent Konseyi Başkanı Dr. Erdoğan Altunbaş yaptı.
Adıyaman Kent Konseyi Başkanı Dr. Erdoğan Altunbaş sağlık emekçileri adına gerçekleştirdiği basın açıklamasında şunları söyledi;
"Gün geçmiyor ki toplumda bir şiddet haberi duymayalım. Neredeyse her gün bir ASM veya hastanede hekime, sağlık çalışanlarına saldırı, şiddet, taciz hatta ölüme giden olaylarla karşı karşıya kaliyoruz.23 Ocak günü Adıyaman Eğitim ve Araştırma hastanesinde görevli Asistan Hekim arkadaşımız usulsüz talepte bulunan bir şahıs tarafından sözlü ve fiziki şiddete maruz kalmıştır.Kanunlarımız sağlık hizmeti verenlerin yanında olmadığı için arkadaşımız uygun bir dille kendisine yardımcı olmuştur. Sağlık çalışanlarıyla tartışmayı ve şiddeti marifet olarak gören bu hastalıklı düşünce yapısı sebebiyle her yıl binlerce hekim ülkemizi terk etmektedir. Ekonomik olarak hiçbir avantajı olmamasına rağmen bu yetişmiş insanlar sırf mesleklerini onuruyla yapabilmek adına vatanlarından uzak kalmak zorunda bırakılmışlardır.
"Sağlıkta Şiddet Politiktir."
Her geçen gün zorlaşan yaşam koşulları ve ekonomik krizin, toplumun bütün kesimlerini etkisi altına aldığını belirten Altunbaş konuşmasının devamında şunları söyledi;
"Uzun süredir bu zor koşullarda yaşamını sürdüren, performans sisteminin yoğun çalışma koşulları altında boğulan hekimler ve sağlık emekçileri için iktidarın vurdumduymazlığı da ayrı bir şiddet yöntemi halini almıştır. İktidarın sağlık alanında yürüttüğü politikalar hekimlere ve sağlık emekçilerine; şiddet, ölüm, çaresizlik, umutsuzluk olarak geri dönmüş ve çalışma koşulları dayanılmaz hale gelmiştir.Kışkırtılmış sağlık talebi sonucunda 854 milyonu aşan hekime başvurunun, iş yükümüzü daha da ağırlaştırmak dışında, hekimlerle hastaları karşı karsıya getirdiği uyarılarını yapmamıza rağmen, randevu sistemini kaosa sürükleyen onaylı randevu sistemine geçilmiştir. 5 dakika veya daha da altında muayene için hastalarımıza ayırdığımız zaman şiddete davetiye çıkarmaktadır.
Sonuç ortadadır: iflas eden sağlık sistemi sağlıkta şiddetin artmasına zemin hazırlamıştır.
Sağlıkta şiddeti gösteren Beyaz Kod bildirim sayısı; 2020'de 11.942 iken; 2021yılında sağlık kurumlarına başvuru sayılarındaki artışa paralel şekilde artmiş; Beyaz Kod bildirim sayısı 29.826'ya yükselmiştir. TTB'nin yaptığı anket çalışmasına göre hekimlerin %84'ü meslek hayatlarında en az bir kez fiziksel veya Sözel şiddete uğramış ancak bunların yalnızca yarısı Beyaz Kod veya yetkili mercilere bildirimle sonuçlanmıştır. Başka bir anlatımla Beyaz Kod verileri buzdağının sadece görünen kısmı diyebiliriz. Yalnızca Beyaz Kod verileri bile 2021yılında Türkiye'de, günde ortalama 80'den fazla sağlıkta şiddet vakasının yaşandığını göstermektedir. Üstelik 2023 ten beri Sağlık Bakanlığı Beyaz Kod verilerini meslek örgütleriyle paylaşmamaktadır. Mahkemeler tarafında defalarca bu verilerin meslek örgütlerine verilmesine yönelik hüküm kurulsa da halen bu veriler paylaşılmayarak Sağlıkta Şiddetin boyutu gözden kaçırılmaya çalışılmaktadır.
Maruz kaldığımız şiddet eylemleri psikolojik ve mental olarak yıpranmamıza yol açmaktadır. Sadece şiddet görme endişesi bile çalışanların tükenmesine ve verimsizliğine neden olmaktadır. Yanlış uygulanan sağlık politikaları sağlık çalışanlarının saygınlığını ve mesleki itibarini ortadan kaldırdıkça sağlık çalışanlarına uzanan eller daha kolay kalkmaktadır.
Ülkemizde artan şiddet iklimi, bizlerin sadece çalışma koşullarını bozmakla kalmamış, can güvenliğimizi de ortadan kaldırmıştır. Bugün yeniden ve daha güçlü bir şekilde söylüyoruz, sağlıkta şiddet öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur ve bütünlüklü politikalarla aşılabilecektir. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için izlenecek temel adımlar bellidir:
* Türk Tabipleri Birliği tarafından taslağı hazırlanan Şiddet Yasası yürürlüğe konmalıdır ve failleri cezalandıran caydırıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
* Hastayı müşteri, hastaneleri AVM gibi gören Sağlıkta Dönüşüm Projesi sona erdirilmeli, toplum sağlığını önceleyen kamucu, planlı, eşit bir model uygulanmalıdır.
* Sağlık hizmetleri siyasi popülizmin nesnesi olmaktan çıkarılmalıdır ve sağlık okur-yazarlığı eğitimi verilmelidir.
Adıyaman Sağlık Platformu olarak meslektaşımıza yapılan saldırıyı kınıyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Olayın takipçisi olacağımızı tekrarlıyor, sağlıkta şiddet sona erene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi tekrar tekrar vurguluyoruz.
Kaynak : PERRE