14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,21% -0,06
6236,32% 0,68
10147,72% 0,77
8-11 Ocak tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi etkinlik alanında düzenlenen Adıyaman Tanıtım Günleri, kentin kültürel, tarihi ve gastronomik değerlerinin tanıtımına sahne olurken, etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Fevzi Rençber, organizasyonun kente katkı sunduğunu ancak mevcut formatın hedef kitleyi genişletmede yetersiz kaldığını ifade etti. Rençber, Adıyaman'ın sahip olduğu güçlü tarihsel ve kültürel mirasın daha geniş kitlelere ulaştırılabilmesi için tanıtım faaliyetlerinin uluslararası ölçekte planlanması gerektiğini belirtti.
İstanbul'daki tanıtım faaliyetlerinin önemini koruduğunu ancak hedefin büyütülmesi gerektiğini belirten Rençber, Adıyaman'ın tarihi, kültürü ve coğrafyasıyla dünya vitrininde yer almayı hak ettiğini vurgulayarak, "Bir Avrupa meydanında Adıyaman mutfağının kokusu yükselmeli, bir dünya başkentinde Kommagene anlatılmalı, Nemrut güneşi yalnızca Anadolu'da değil, küresel hafızada da doğmalıdır" dedi.
"Adıyaman İstanbul'a sığmıyor!
Prof. Dr. Rençber, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
Her yıl İstanbul'da "Adıyaman Tanıtım Günleri" yapılıyor. Güzel, kıymetli, emek verilmiş...
Ama artık şunu açıkça söylemek gerekiyor: Adıyaman İstanbul'a sığmıyor.
Adıyaman Tanıtım Günleri'nin sürekli İstanbul'da yapılması, şehri zaten tanıyan kitlelere seslenmekten öteye geçemiyor. Artık Adıyaman'ın yüzünü İstanbul'dan dünyaya dönme zamanı. Çünkü bu şehrin anlatacak hikâyesi, uluslararası ölçekte duyulmayı fazlasıyla hak ediyor
Nemrut'un gölgesi bir fuar alanına, Kommagene'nin mirası birkaç stant arasına, binlerce yıllık hafıza yalnızca hemşeri buluşmalarına hapsedilemez. Adıyaman bir il değil sadece; bir medeniyet cümlesidir. Ve bu cümle, dünyaya yüksek sesle okunmalıdır.
Bugün Paris'in, Çin'in İtalya'nın, Japonya'nın, Berlin'in, Amerika'nın, Fas'ın, Londra'nın meydanlarında kültürler konuşuyor. Adıyaman, salonlara değil dünyanın meydanlarına yakışır. Adıyaman, Jemaa el Fna'da, Aziz Petrus Meydanı'nda, Tiananmen Meydanı'da, Trafalgar Meydanı'nda, Old Town Meydanı, Zócalo'da Plaza de Mayo'da, Times Square'de, Kızıl Meydan'da Champs-Élysées'de ve Alexanderplatz'ta vb. meydanlarda anlatılmalı. Şehirler kendilerini vitrine çıkarıyor. Peki biz neden hâlâ Adıyaman'ı sadece İstanbul'a anlatmakla yetiniyoruz? Dünya mirası olan Nemrut, dünya meydanlarını hak etmiyor mu?
Turizm artık yerel tanıtımlarla sınırlı kalmıyor; şehirler küresel ölçekte rekabet ediyor. Gastronomi, inanç turizmi, doğa ve tarih turizmi gibi alanlarda Adıyaman'ın anlatacak çok güçlü hikâyeleri var. Bu hikâyeleri Berlin'de, Paris'te, Brüksel'de ya da Dubai'de anlatmak; İstanbul'daki kalabalık salonlardan çok daha fazla yankı uyandırabilir. Üstelik bu tür organizasyonlar, şehrin marka değerini yükselterek uzun vadeli turizm gelirlerine de kapı aralar.
Adıyaman Tanıtım Günleri artık "yerel bir etkinlik" olmaktan çıkmalı; küresel bir anlatıya dönüşmelidir. Bir Avrupa meydanında Adıyaman mutfağının kokusu yükselmeli, bir dünya başkentinde Kommagene anlatılmalı, Nemrut güneşi yalnızca Anadolu'da değil, küresel hafızada da doğmalıdır.
Adıyaman; tarihi, kültürü ve eşsiz coğrafyasıyla Avrupa'dan Orta Doğu'ya kadar geniş bir uluslararası ilgiyi hak ediyor. Tanıtım günlerinin yurt dışında yapılması, şehri yeni kitlelerle buluşturur, gerçek anlamda turist ve yatırımcı çeker.
Bu bir turizm meselesi değil sadece. Bu bir kimlik, bir hafıza, bir özgüven meselesidir. İstanbul elbette kalsın. Ama hedef büyüsün. Çünkü Adıyaman anlatıldıkça büyür, meydan buldukça görünür, dünya ile buluştukça gerçek yerine oturur.
Artık sormamız gereken soru şudur: Adıyaman neden hâlâ dünya meydanlarında yok?"