15961,60%-0,25
43,39% 0,11
52,00% 0,88
7090,70% 0,65
11686,98% 0,34
Programa ADD Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan da eşlik etti. Yayında Prof. Dr. Ahmet Saltık, Uğur Mumcu suikastı, 1990'lı yıllarda hedef alınan aydın cinayetleri, laik demokratik sosyal hukuk devleti tartışmaları ve Atatürk devrimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
'Ben bir ADD emekçisiyim'
Prof. Dr. Ahmet Saltık, kendisini "ADD emekçisi" olarak tanımlayarak derneğe 1993 yılında üye olduğunu söyledi. Saltık, deprem sonrasında Adıyaman'da yaşanan zorluklara da değinerek, şubenin yeniden örgütlenme sürecine işaret etti.
Saltık, yayında şu ifadeleri kullandı:
"Ben bir ADD emekçisiyim diyebilirim. Derneğin kurulduğu 1989'dan kısa bir süre sonra, 1993'te üye oldum. Demek ki 33-34 yıldır başından beri derneğin üyesiyim."
Abdurrahman Akçal'ın, Cumhuriyet gazetesi çevresinde yaşanan saldırılar ve suikastlar üzerinden yönelttiği "Cumhuriyet'te yazmak ve Atatürkçü olmak ile suikasta uğramak ilişkisi kader mi?" soru üzerine Prof. Dr. Ahmet Saltık, "kader" söylemine karşı çıktığını belirtti.

Saltık, şöyle konuştu:
"Hayır, değerli Akçal, kader diye bir şey yok. Ben kişisel olarak kadere inanmıyorum. ABD'nin Türkiye'deki CIA istasyon şefleri, Paul Henze, Graham Fuller gibi önde gelenleri Türkiye için yepyeni bir model kurmaya başladılar. Türkiye bir Orta Doğu'da ılımlı İslam ülkesi olsun, laik devrimlerinden vazgeçsin, yüzünü batıya çevirmekten dönsün, geri dönsün. Böyle bir tablo çizdiler Türkiye'ye. Dolayısıyla 1989'a geldiğimizde başta laik, demokratik, sosyal hukuk devleti, basanın dört ayağı gibi söylemiş olayım bu dört güzelliği, daha fazlası da var ama bu dört tanesi çok önemli, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti, ciddi bir tehdit altına girmişti. Cumhuriyetin kazanımlarını bütünüyle neredeyse yerle bir etmek niyetinde idiler."
Saltık, özellikle iş kazaları üzerinden "kader" kavramının kullanılmasını da eleştirerek alınacak tedbirlerle bu kazaların büyük ölçüde önlenebileceğini savundu.

'Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti tehdit altındaydı'
Prof. Dr. Ahmet Saltık, 12 Eylül sonrası dönemde Türkiye'nin yeniden nefes almaya başladığını ancak aynı süreçte Cumhuriyetin kazanımlarının hedef haline geldiğini ifade etti.
Saltık, "laik, demokratik, sosyal hukuk devleti" vurgusu yaparak şu değerlendirmede bulundu:
"1989'a geldiğimizde laik, demokratik, sosyal hukuk devleti ciddi bir tehdit altına girmişti."
ADD'nin kuruluşuna ve Muammer Aksoy suikastine atıf
Prof. Dr. Ahmet Saltık, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 19 Mayıs 1989'da kurulduğunu, kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy'un ise kısa süre sonra öldürüldüğünü anlattı.
Saltık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Muammer Aksoy Hoca, 50 öncü aydınla birlikte ADD'yi kurdular. Aradan yaklaşık 7 ay geçti, 31 Ocak 1990 günü Ankara'da öldürüldü."

'Aydınlar birer birer vuruldular'
Saltık, 1990'lı yıllarda birçok ismin hedef alındığını belirterek, süreçte çok sayıda aydının öldürüldüğünü ifade etti.
Konuşmasında şu örnekleri sıraladı:
"Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Şükrü Demirkürek... Bu yolun şehitleri var."
Uğur Mumcu vurgusu
Prof. Dr. Ahmet Saltık, Uğur Mumcu'nun öldürülmeden kısa süre önce yazdığı yazılarda bazı ilişkileri gündeme getirdiğini, bu nedenle hedef seçildiğini savundu.
Saltık, programda Uğur Mumcu'nun araştırmacı gazeteciliğine dikkat çekti.

'Atatürkçüyüm ama Kemalist değilim' tartışmasına yanıt
Programda gündeme gelen "Atatürkçüyüm ama Kemalist değilim" ifadesi üzerine Prof. Dr. Ahmet Saltık, Kemalizm kavramının Batı literatüründe ortaya çıktığını söyledi.
Saltık, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kemalist sözcüğü Fransız literatüründe gelişti. Biz koymadık. Önemli olan Atatürk devrimlerini derinlemesine kavramaktır."
Nutuk önerisi
Programın sonunda Abdurrahman Akçal'ın "Hangi Nutuk baskısı önerilir?" sorusu üzerine Prof. Dr. Ahmet Saltık, ADD'nin yayımladığı çalışmaları tavsiye etti. Saltık, Nutuk'un dönemin koşullarını anlamada temel kaynak olduğunu belirtti.
Yayının sonunda ADD Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan da söz alarak Prof. Dr. Ahmet Saltık'a teşekkür etti.
Kaynak : PERRE