Menü Besni, besni, Gazetesi, BESNI, BESNİ, BESNİ GAZETESİ, Besni Gazetesi, Besni Haber, Reklam, kaşe, kase, tanıtım, broşür, brosür, gazete besni, afis, afiş, Adıyaman Haberleri, son dakika, son dakika haberler,
Fatih POLAT

Fatih POLAT

Tarih: 02.04.2015 00:01

Suriye Direnişi 5. Yılında

Facebook Twitter Linked-in

Evet, Suriye direnişi 5’inci yılana girdi. Bir taraf (halk) bütün imkânsızlıklara rağmen Dinini, vatanını, namusunu koruma mücadelesi verirken, diğer taraf (baas rejimi) kendisi gibi zalimlikte sınır tanımayan ülkelerinde desteğini alarak her türlü imkân içerisinde zulmüne devam ediyor.

İnsanlıktan, haktan, hukuktan bahsedenler ise bugünlerde zalimlerin ellerini sıkmaktan bahsediyorlar. Çünkü onlara göre Suriye bir oyunun parçası…

Rusya lideri putin, KIRIM’la  ilgili yaptığı bir konuşmada şöyle diyor: “ bizim için vatan olan, Batı için oyununun bir parçasıydı… Ve bu ise elbette kabul edilemezdi.”

Putin’in bu konuşması “şecaat arz ederken sirkatin söylemek” tir.

Çünkü putin Müslümanlar için vatan olan suriye’nin kendileri için bir oyunun parçası olduğunu görmezlikten geliyor.

Üstad Sezai Karakoç’a :“Üstadım Suriye, Hatay bizimdir, diyor siz ne diyorsunuz? Diye soruyorlar. O da “Hatay, Suriye’nin olabilir, hatta Diyarbekir de Konya da Suriye’nindir. Nasıl Halep, Şam, Humus, Hama bizimse buralar da onlarındır. İslam medeniyetinin şehirleri bütün Müslümanlara  aittir diyor.”

Tamda üstadın dediği gibi Suriye bizimdir. Orada yaşananlara hiçbir Müslüman duyarsız kalamaz. Bizler emperyalistlerin, kardeşler arsına çizdiği sınırları tanımıyoruz. Bizim tanıdığımız sınır Rabbimizin çizdiği sınırlardır. O ise tüm inanları kardeş ilan etmiştir.

Efendimizde bu konuda şöyle buyurmuşlardır: “Müminler birbirini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler.”

Bir başka hadislerinde ise; “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Kim, din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir…” buyurmuşlardır.

O halde, yüz binlerce insanın hunharca katledildiği, milyonlarcasının mülteci olduğu, kadim  medeniyetimizin tüm izlerinin yok edildiği ve halen tüm şiddetiyle devam etmekte olan bu savaşa karşı duyarsız kalamayız.

Bana ne, bize ne diyemeyiz. Bu bizim takınacağımız bir tavır olamaz. Eğer  Çanakkale deniz harbinde Anadolu ve diğer bölge insanları bize ne deselerdi bugün vatan diye bir şey olmazdı.

Derin analizler, komplo teorilerileri yerine  empati yapalım. Kendimizi o insanların yerine koyalım. Onların çocuklarının, eşlerinin, anne ve babalarının başına gelenleri kendi yakınlarımızın başına gelmiş gibi düşünelim. Ve böyle bir durumda ne yapmamız gerekiyorsa onu yapalım.

Ve unutmayalım ki, her insanın yapabileceği bir şey mutlaka vardır…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —