Menü Besni, besni, Gazetesi, BESNI, BESNİ, BESNİ GAZETESİ, Besni Gazetesi, Besni Haber, Reklam, kaşe, kase, tanıtım, broşür, brosür, gazete besni, afis, afiş, Adıyaman Haberleri, son dakika, son dakika haberler,
Hamit ASLAN

Hamit ASLAN

Tarih: 16.01.2015 01:19

Körler, Sağırlar; Birbirini Ağırlar

Facebook Twitter Linked-in

Herkesin malumu, geçen hafta Fransa'nın başkenti Paris'te daha önce Peygamber Efendimiz dahil olmak üzere, diğer dinlerin de kutsallarına hakaret eden bir yayınevine şaibeli silahlı bir saldırı düzenlendi ve bunun neticesinde 12 Fransız vatandaşı öldürüldü. Daha sonra bir Yahudi marketi basıldı. Eşzamanlı olarak başka bir baskın oldu ve orada da 5 rehine öldürüldü. Sonuç itibariyle, 3 saldırgan da öldürüldü ve ortalık tertemiz oldu. Ortada, ne sorgulanacak kimse kaldı, ne de soruşturulacak bir konu. Geriye ne kaldı?  Hristiyan ve Yahudi düşmanı bir İslam. Tabi yemedik bunu biz. 

Öyle tuhaf bir dünyada yaşıyoruz ki. Yüz binlerce Suriyelinin, on binlerce Gazzelinin, binlerce Arakan'lının şehit edildiği bir zaman diliminde, bütün dünya Paris'i konuşur oldu. Terörist başı Netanyahu dahil dünyada terör estiren bütün devlet başkanları yüzleri kızarmadan sahneye çıktılar. Körler ve sağırlar, birbirlerini ağırladılar. 

 Sömürgeci Fransa, Cezayir’de 132 yılda bir buçuk milyondan fazla Müslümanı öldürdüğünü unutarak çıktı sokağa,

Terörist başı Netanyahu çocuk yaşlı demeden yüzbinlerce Filistinliyi öldürdüğünü unutarak yürüdü Paris sokaklarında, 

Afganistan'da ve Irak'ta yüz binlerce Müslüman’ı öldürdüğünü unutarak yürüdü Amerika,

Fakat biz unutmadık, unutmayacağız bu katliamlarınızı. Nerde görsek tanırız o kanlı ellerinizi. 

Ayrıca Paris'teki katliamı Mossad'ın yaptığını söyleyen Melih Gökçek'e katılıyorum. Çünkü katliam öncesi şöyle bir tablo hakimdi. İsrail’in Gazzede yaptığı katliamlara karşı ülkeler Filistini tanıma kararları alıyorlardı. Bu baskın sayesinde hem mağdur bir Hristiyan ve Yahudi algısı oluşturdu. Hem de Netanyahu İsrail’e Yahudi göçünü arttırmak için güçlü bir zemin oluşturdu.

Ne oldu sonuçta? 

Netanyahu daha dün öldürdüğü onca insanı bir tarafa bırakarak kahraman edasıyla, alandakilere el sallayarak poz verdi.

Dünyada terör estiren devletlerle ülkemizin aynı karede yer alması birçok vatandaşımızın yüreğini burkmuş olabilir fakat, oyun büyüktü ve Türkiye bunun farkına vararak o oyuna gelmedi. En başından beri düzmece olduğu anlaşılan 11 Eylül saldırıları gibi bir saldırının olduğu, apaçık ortadaydı. Paris’teki yürüyüş, asıl olarak İslam karşıtı bir yürüyüşe dönüşecekti. Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu yürüyüşe katılarak bu oyunu bozdu. Bununla da kalmadı. Bütün dikkatlerin odağında olan Paris’ten gösteriye katılan devlet liderlerine seslenerek aynı duyarlılığı cami saldırıları karşısında da göstermelerini istedi. Ha olur mu böyle bir şey derseniz? Olmaz. En azından biz teröre karşı ilkesel duruşumuzu gösterdik.

Büyük devlet olmanın da gereği budur...

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —