Menü Besni, besni, Gazetesi, BESNI, BESNİ, BESNİ GAZETESİ, Besni Gazetesi, Besni Haber, Reklam, kaşe, kase, tanıtım, broşür, brosür, gazete besni, afis, afiş, Adıyaman Haberleri, son dakika, son dakika haberler,
Fatih POLAT

Fatih POLAT

Tarih: 16.03.2016 16:37

Terörizme Karşı Önlemler

Facebook Twitter Linked-in

'Yıldırma, cana kıyma, malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş' olarak tanımlanan terör veya anarşi, yeryüzünü fesada vermede zirve yapmış durumda. Nasıl ki, kurtlar puslu havayı sever, teröristler de korku ve panik havalarına bayılırlar. Ortam biraz durulduğunda, işler mecrasına girmeye başladığında teröristlerin huzuru bozulur, keyifleri kaçar. Nefes alabilmek için, işlerinin ve emellerinin yolunda gitmesi için hemen bir yerlerde bomba patlatarak huzura(!) ererler.

Terör, masum insanların kanları ve gözyaşları üzerinden hayal edilen ütopik bir istikbaldir. Dolayısıyla hiçbir zaman hedefine ulaşmamıştır ve ulaşamayacaktır. Eğer  bir yerde insanların kanları ve gözyaşları oluk oluk akıyorsa, orada teröristlere istikbal olmaz.

 Bugün terörizm, emperyalist devletlerin elindeki en önemli sömürü aracıdır. Nerede emellerine  ters bir şeyler olsa orada mutlaka bombalar patlar, insanlar ölür, mallar yağmalanır, korku ve dehşet tüm kalplere salınmak istenir. Bununla verilmek istenen mesaj, güçlü oldukları ve kendilerine rağmen hiçbir şeyin olmayacağıdır.

Halbuki, yapmış oldukları eylemler bu emperyal devletlerin zayıf olduklarının en büyük ispatıdır. Bir takım vaatlerle yahut tehditlerle kandırdıkları kişilerin arkasına sığınarak, meydana çıkmadan alçakça davranıyorlar. Dikkat ettiyseniz savaşıyorlar demedim. Çünkü bunlarınki savaş değil tamamen kalleşlik. Savaşında kendine has kural ve kaideleri vardır.

Buraya kadar izah etmeye çalıştığım düşman her ne kadar zararda verse aslında yapay bir düşman. Buna karşı mukavemet göstermek çok zorda değil. Teoride basit de bir yöntemi var. Ancak, asıl düşmanlarımız daha sinsi ve bizi içten içe çözüyor. İşte öncelikle bunlara karşı önlemler  almalıyız.

Peki asıl düşmanlarımız nedir? Bu soruya Said Nursi şöyle cevap veriyor: 'Bizim düşmanımız; cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.'

Bu tespitin izahı sadedinde şunları söyleyebiliriz:  Cehalet, insanların, toplumların ve devletlerin en büyük düşmanıdır. Buradaki cehalet en başta Allah bilinci ve şuuru anlamındaki cehalettir. Yani, insan Rabbini bilmelidir. Daha sonrada kendisinden ne istediğini. Eğer kişi bu anlamda cahil ise aldanması ve tehlikeye sürüklenmesi an meselesidir. Buna karşı ise marifetullah (Allah’ı bilme) silahını kuşanmalıdır…

 Zarûret: Çaresizlik, Muhtaçlık, yoksulluk, şiddetli ihtiyaç, fakirlik anlamlarına gelir. İşte, bu durumlarda insanı sıkıntıya sokan ve bazen ne yaptığını bilemez hale getiren hallerdir. Bunlara karşı tüketen değil, üreten bir toplum olmalıyız. Sanatlarımızı geliştirmeli ve yok olmalarını önlemeliyiz. Sanayi ve teknolojide dışa bağımlı olmamalıyız ki, fakr-u zaruret yaşamayalım.

 İhtilaf, ittifakın zıddıdır. Aileleri, toplumları ve devletleri çökerten bir illettir. M. Akif’in dediği gibi: Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez. Bu konuda Rabbimiz bizleri şöyle uyarmakta: “Allah'a ve Peygamberi'ne itaat ediniz. Aranızda tartışmaya, çekişmeye düşmeyiniz. Yoksa moraliniz bozulur, hızınız kaybolur. Sabrediniz. Çünkü Allah sabırlılar ile beraberdir.  Enfal 46. İhtilafa karşı, azami müştereklerimizin olduğu Müslümanlarla asla ihtilaf yaşamamalı, Hasan el Benna nın dediği gibi, bazı noktalarda birbirimizi hoş görmeliyiz…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —