Menü Besni, besni, Gazetesi, BESNI, BESNİ, BESNİ GAZETESİ, Besni Gazetesi, Besni Haber, Reklam, kaşe, kase, tanıtım, broşür, brosür, gazete besni, afis, afiş, Adıyaman Haberleri, son dakika, son dakika haberler,
Fatih POLAT

Fatih POLAT

Tarih: 10.12.2015 20:54

İçtiği Sigaranın Adında Kişilik Arayan Karektersizler!

Facebook Twitter Linked-in

Geçenlerde bir haber kanalında şöyle bir haber vardı; Amerika da bir elektronik mağazası her ay indirime giriyormuş. Yine indirime girdiği geçtiğimiz günlerde insanlar kapıların açılması için beklerken sayıları yüzleri belki de binleri buluyor. Kapılar açılınca da (af buyurun) çayırı görmüş taylar gibi koşarak mağazada ki ürünlere hücum ediyorlar. Bu hücumla darmadağın olan mağaza birkaç saat içersin de, ilk kez elektronik eşya görmüş(!) Amerikalılar tarafından boşaltılıyor.

Tüketim çılgınlığı dedikleri bu olsa gerek. Tüketen toplumlarda insan, kendisini sürekli bir koşuşturmaya, kazanmaya ve harcamaya mahkûm etmiş durumda. Koşuşturmak, kazanmak ve harcamak makul çerçevede elbette gereklidir. Ama bu, kapitalizmin dayattığı, insan nefsi için sınırı olmayan bir harcama ise burada itiraz hakkımızı kullanırız. Çünkü, böyle bir tüketim çılgınlığında insan mezara girene kadar çalışmak durumunda kalıyor. İhtiyaçlar hiç bitmiyor. Bitmeyen bu ihtiyaçlar (!)  için daima kazanmak gerekiyor.

Peki, bu ihtiyaçlar gerçekten zaruri ihtiyaçlar mı, yoksa onda var bende de olsun ihtiyaçlarımı? Bana kalırsa bu, ikinci şıktaki ihtiyaçlar. Örneğin: Çok güzel bir eviniz var. Üstelik tüm gereksinimlerinizi karşılayan da bir ev. Aynı zamanda doğal gazlı, müstakil, bahçesi var vs. Ama bu ev yeni kentte değil. Hadi bakalım kaç sene daha bu evde oturabileceksiniz?

Ya da, bir arabanız var. Bu arabada sizin tüm ihtiyaçlarınızı karşılıyor. Üstelik son modellere yakın da bir modeli var. Fakat, siz tek başınıza kendi adınıza maalesef karar veremezsiniz. Dış ve iç muharrikler devreye girer ve sorgular başlar. Niye araban son model değil? Hâlbuki falancanın arabası son model. Senden de az kazanıyor. Kredi çekmiş almış. O, son modele biniyor sen niye binmiyorsun? Bak bankalarda bol kepçe kredi dağıtıyor. Hemen bu fırsatı değerlendir.

Ne kadar masumane(!) değil mi? Adamcağız yeni kentte oturamıyor, son model arabaya binemiyor, son model cep telefonu kullanamıyor, geçen ay giydiği pantolonu veya gömleği bu ayda giymek zorunda kalıyor, baklavanın cevizlisini alıyor vb.

Ne oluyoruz Allah aşkına, bu gidiş nereye, kimin için yaşıyoruz? Hani özgürdük, hani hayat bizim hayatımızdı, hani renkler ve zevkler tartışılmazdı? Demek ki, kapitalizme hayatını kaptırmış olanlar için bu laflar laf-ı güzaf mış.

Şunu itiraf etmeliyiz ki, yaktığı kömürün markasıyla övünen, içtiği sigaranın adında kişilik arayan, alış veriş yaptığı mağazayla şımaran tipler üretti kapitalizm. İnsanlık, insan olmanın dışında her yerde ve her şeyde aranır oldu maalesef.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —