Ak Parti kurulduğu günden beri tüzüğünde bulunan üç dönem kuralı sürekli tartışılır oldu. Uygulanacak mı uygulanmayacak mı derken, 7 Haziran'da yapılan Genel Seçimlerde bu madde ilk defa uygulandı ve Ak Parti'de aralarında birçok Bakanın da bulunduğu 71 kişi seçim listelerinde yer bulamadı.
Yeniliği, değişimi savunan bir siyasi partinin bu kuralı takdire şayandır. Partinin birilerinin, belli bir zümrenin eline geçmemesi, sürekli kan tazeleyerek yoluna devam etmesi için bu, önemli bir ilkedir. 2023 ve 2071 vizyonu olan bir partide Genç beyinlerin de bir gün yer alabileceklerine inanmaları önemli bir olgudur. Bu nedenle ilk defa 7 Haziran'da uygulanan 3 dönem kuralı taviz verilmeden uygulanmalıdır.
7 Haziran seçimlerinde Ak Parti %41 oy alarak 2011 Genel Seçimlerine göre 9 puan kaybetmiştir. Bunun birçok nedeni vardır. Bu nedenler iyice irdelenmeden ve bu konuda tedbir alınmadan atılacak her adım Allah muhafaza daha ciddi sorunlar doğuracaktır. 7 Haziran seçimlerinde 71 isim liste dışı kalırken, bu dönem 27 isim liste dışı kalacak. O dönem bir tüzük değişikliği gündeme gelmemişken, bu dönem neden böyle birşeyin gündeme geldiğini anlamak mümkün değil. Seçimin faturasını 3 dönem kuralına keseceksek, 7 Haziran'da aday olmayanlar bu dönem zaten aday olabiliyor. Bunun yanında 27 kişi de 7 Haziran seçimlerine girdi. Tecrübeli olmalarından dolayı da listeleri bu kişiler yaptı. Ortada bir başarısızlık varsa, bunun en büyük nedeni 3 dönem kuralı değil; listelerdir. Ak Parti; içerisindeki sevimsiz, kibirli, halktan uzak kadrolardan kurtulmalıdır. Yıllarca partinin liderinin sırtından geçinen, alınan her başarısız tabloyu mantığa büründürme hastalığına yakalanmış bu kişiler pasifize edilmelidir. Erken Seçim süreci bunun için iyi bir fırsattır.
Tabiri caizse kanserli bir hücrenin başlangıç aşamasındayız. Gerekli tedbirler alınmaz da, sorun ihmal edilirse; bunun bedelini kimse ödeyemez. Bu hücreyi makyajlayıp saklamak yerine, gerekiyorsa cerrahi müdahaleyi yapmakta tereddüt edilmemelidir. 7 Haziran seçimlerinde Ak Parti birinci parti olmasına rağmen tek başına iktidar olamamasından dolayı gözü yaşlı birçok anneyi bilirim. Haftalar boyunca matem yerine dönen evleri bilirim. Bu davanın vebali ağırdır. Bu; mazlumun, mağdurun, ümmetin davasıdır. Her yetkili bu bilinçle hareket etmeli ve hakkını veremediği anda görevi iade etmelidir.


