7 Haziran seçimlerinde tek başına bir iktidar seçeneği ortadan kalkınca, koalisyon seçenekleri değerlendirilmeye başlandı. Seçimlerde en fazla oyu alan partinin genel başkanı olan Sayın Ahmet Davutoğlu koalisyon kurma görevini alır almaz CHP'nin kapısını çaldı. Bir ay süren uzun pazarlık görüşmeleri neticesiz kalınca, ibre MHP'ye döndü. Aslında MHP ilk günden itibaren herhangi bir koalisyonun içerisinde yer almayacağını ve HDP'nin de içinde bulunduğu hiçbir koalisyon seçeneğini desteklemeyeceğini söyledi. Bunun yanında Ak Partiyi CHP ile koalisyona tahakküm etmek için tüm yolları kapatmıştı. Fakat bunun yanında Sayın Bahçeli ülkeyi hükümetsiz bırakmayacaklarını, bu konuda sorumlu davranacaklarını da ifade etmişti.
Aslında koalisyon ihtimali kalmayınca, en çok da ülkeyi seçime götürecek, seçim tarihi belli bir azınlık hükümetine destek için MHP ile son kez görüşüldü. Yapılan görüşme sonunda MHP ülkeyi terörün de yoğun olarak yaşandığı şu ortamda seçime götürecek olan azınlık hükümetine de destek olmayacaklarını söyledi. Mecliste alınacak bir seçim kararı için de olumlu oy kullanmayacaklarını ifade etti. Netice olarak;
- MHP bir koalisyon içerisinde yer almak istemiyor.
- HDP'nin içerisinde bulunduğu herhangi bir koalisyona destek vermiyor.
- HDP'nin destek vereceği herhangi bir koalisyonda olmayacaklarını söylüyor.
- Azınlık Hükümetine destek olmayacaklarını söylüyor.
- Kurulacak bir Seçim Hükümetine bakan vermek istemiyor.
Ona yok, şuna yok, buna yok derken kurulacak bir Seçim Hükümetinde HDP'ye verilecek 3 Bakanlığının yolu büyük ölçüde aralanmış oldu. HDP karşıtlığı ve Milliyetçi söylemleri ile ön planda olan MHP seçmeninin yapılacak bir erken seçimde ne yapacağı şimdiden merak konusu. Aslında ilk günden itibaren ülkeyi seçime götürecek bir azınlık hükümetine destek vereceklerini söyleyen, fakat son virajda bu kararından vazgeçen MHP'nin bir köylü kurnazlığı içerisinde olduğu bir tartışma programına telefonla bağlanan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın konuşurken satır aralarında gizli olduğu görüldü. Her türlü çözümü elinin tersiyle iterken, seçim alanlarında 'Ak Parti'nin Seçim Hükümetinde HDP ile aynı koalisyon içerisinde yer aldığını söyleyeceğiz' dedi.
CHP'nin de 'kuracağımız bir azınlık hükümetine Ak Parti destek olsun' söylemi de pişkinliğin bir başka örneği.
Şu aşamada 35 vekilin genel kurula katılmaması veya 18 vekilin oylamada olumlu oy kullanması mevcut krizi çözecektir. Aksi halde Cumhurbaşkanının atayacağı bir Başbakan ile Ak Partiye 11, CHP'ye 6, MHP ve HDP'ye de 3'er bakanlığın verildiği bir Seçim Hükümeti kurulacaktır. MHP daha önceden söylediği gibi bu hükümete bakan vermez ise, bunun yerine Meclis içinden veya dışından 3 bakan atanacaktır.
Bütün partilerin Ak Parti'ye karşı cephe alarak girdiği seçimler sonucunda, Ak Parti ile koalisyon kurulmamış, % 60'lık blok diye tabir edilen oluşumdan da herhangi bir hükümet çıkmamıştır. Yapılacak olan erken seçimde hakkımız bu tür krizlere meydan bırakmayacaktır.


