Geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Diyanet İşleri Başkanı ve bazı din âlimlerine verilen iftar yemeğine şahit olduk. Bu güne kadar Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda farklı zaman dilimlerinde sanatçılardan muhtarlara, şehit ve gazi ailelerinden siyasetçilere kadar toplumun birçok kesimi ağırlanmıştır. Olması gereken de aynen budur. Cumhurbaşkanı halkla kucaklaşmalıdır. Bunun aksini düşünmek, deyim yerindeyse art niyettir.
Bu güne kadar muhafazakar kesime kapalı olan Sarayda, bugün Ramazan ayında, bir iftar yemeğinde Diyanet İşleri Başkanının ağırlanması bardağı taşıran son damla oldu. Bu olayı hazmedemediler. Sadece birkaç ay önce makam aracı üzerinden Diyanet İşleri Başkanlığına saldıran taşeron beyinler bugün de aynı şekilde ahlaksızlıkta sınır tanımayarak saldırmaya devam ediyorlar.
'Çamur at izi kalsın' mantığıyla hareket eden bu yapı, hiçbir ahlaki ilkeyi gözetmemektedir.
Demirbaş eşya ile birlikte, bu iftar masasındaki yemeğin toplam maliyeti: 9400 TL
Kişi başı yemek maliyeti: 30 TL
Aslında milyon TL olarak sunulan bu haber ile iftar programlarına olan hazımsızlıklarını göstermektedirler. Bunun yanında;
1. Diyanete, bunun da ötesinde dine olan kinlerini kusuyorlar.
2. Sürekli bir tartışma içerisine sokarak Cumhurbaşkanımızı halkın gözünde itibarsızlaştırmak istiyorlar.
3. Sözde maliyeti fitre ile örnekleyip, halkı dini değerlerden uzaklaştırmak istiyorlar.
Dini değerlere her türlü hayâsızca saldırıyı şiar edinen bu gruplar, gerçekler ortaya çıktığında ise yayınlarına pişkin pişkin devam edebiliyorlar.
Dün 'Kâbe arabın olsun, Bize Çankaya yeter' diyen zihniyet ile bugün Kâbe'yi Taksim ile bir tutan zihniyet, aynı kanalizasyondan beslenmektedirler. Bunlar konuştukları zaman dudaklarından kirden başka bişey çıkmaz. Şimdi bi de bunlara, içimizde düne kadar muhafazakâr geçinen, münafık ruhlular da katıldı. Fakat biz bu yapının eşgalini iyi biliyoruz. Nerede görsek tanırız onları. Kökü dışarıda, gövdesi içeride olan bu taşeronların herhangi bir ahlaki ilkeleri yoktur. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi 'Bu ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı'
Gezi Parkı olaylarında, 17 - 25 Aralık olaylarında, devleti milyarlarca dolar zarara uğratan bu yapıdan Vatanseverlik beklemek de abesle iştigaldir.
Bizim testimiz çok basit. Biz kalemin ucuna bakarız. Yazılan çizilenlerle Müslümanlara mı saldırılıyor, yoksa diğerlerine mi?
Son olarak, bu toplama beyinlere dostane bir tavsiyede bulunmak istiyorum.
'İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez!
Zira, bu terazi bu kadar sikleti çekmez !'
