Hamit ASLAN

Tarih: 01.02.2018 20:26

İşte Abdulhamid Burada !...

Facebook Twitter Linked-in

Özellikle son dönemlerde millileşme hareketleri ile beraber birçok alanda milli ve yerli ürünler ortaya çıkmaya başladı. Gıda sektöründen, savunma sanayine. Ulaştırmadan haberleşmeye. Teknolojiden, sağlığa her alanda bir üretim söz konusu.

 

Yıllarca bu ülke insanına ithal, bize ait olmayan bir kültürü, sinema ve dizi sektörü ile aşıladılar. Buna karşılık son dönemde TRT ekranlarında yayınlanan görsel yapıtlar her anlamda kaliteli bir hizmet sunmakta.

 

Yapılan işin kalitesi tartışmasız, takdire şayan. Özellikle Payitaht Abdülhamit dizisini izleyince;

 

-       Kurulan kumpasları görünce, içimiz öfkeyle;

-       Kişisel hırslarına kapılıp, Devleti zarara uğratan bürokratları izleyince, içimiz nefretle;

-       Dünya devletlerinin Osmanlı'ya karşı ittifakının görünce, içimiz hiddetle dolmakta.

 

Ve bütün bunlara karşı mücadele eden tek bir kişinin, Sultan Abdülhamit'in zekâsını hayretle izliyoruz.

 

Abdulhamid'in Kudüs hassasiyetini izleyince, duygulanmamak elde değil. Devleti tekrar ayağa kaldırmak için yaptığı yenilikleri görünce de, gururlanmamak mümkün değil.

 

Şöyle bir fırsat geçse de elimize o döneme gitsek, neler yapmayız. Sultanı korumak, onun safında yer almak için neler vermeyiz. O döneme hizmet etmek için neleri feda etmeyiz ki.

 

Onun sadık bir paşası olmak, veyahut paşalara hizmet eden memur olmak, o da olmazsa ordusunda bir asker olmak ne güzeldir.

 

Malesef o dönemde yer alamadık. Onun yanında duramadık. Yedi düvele karşı Sultanı savunamadık. 

 

Fakat; en az o dönemdeki kadar entrikanın çevrildiği bir dönemdeyiz.

En az, o dönemdeki kadar ihanetin yapıldığı bir dönem yaşıyoruz.

En az, o dönemdeki kadar açık ve gizli saldırılara maruz kalıyoruz.

En az, o dönemdeki kadar şahsi hırslarının esiri olmuş siyasetçilerimiz var.

 

Fakat buna karşılık, göğsü en az Abdülhamidinki kadar, iman dolu bir Lidere sahibiz.

Kudüs, Mescid-i Aksa diye haykıran bir yöneticiye sahibiz.

Emperyalistlere kafa tutan, onlara hadlerini bildiren, hakkı hakikati tüm alanlarda dile getiren, “birileri ne der, ne düşünür” diye kaygı taşımadan, sadece “Allah ne der” düşüncesi ile hareket eden bir Önderimiz var.

 

İşte Abdulhamid Burada !

Vakit, bütün şahsi hesaplardan kurtularak Liderin yanında durma vaktidir.

Vakit, içinde yer aldığımız küçük grupları, küçük toplulukları bir tarafa bırakarak, büyük topluluğun içerisinde yer alma vaktidir.

Vakit, ırkçı yaklaşımları bir tarafa bırakarak, devlete sahip çıkma vaktidir.

Vakit, Emperyalizme, Siyonizme, Haçlı zihniyetine karşı İslam bayrağı altında yer alma vaktidir.

 

Abdulhamitler 100 yılda bir gelir. Bilge Lider, Aliya Izzetbegoviç 'Tarihi Allah yazar. Biz sadece nerede duracağımıza karar veriririz.' der.

Şu anda yapmamız gereken; kanımızla canımızla, duruşumuzla ve dualarımızla Liderin yanında yer almaktır. Onurlu bir geçmişe sahip olmak bunu gerektirir. Gururla bir gelecek inşa etmek için bedel ödenmelidir.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —