Kılınç, 8 Mart'ın kadınların emeğinin sömürülmesine, eşitsizliğe, ayrımcılığa ve şiddete karşı yürüttüğü mücadelenin simgesi olduğunu vurgulayarak, 169 yıl önce ABD'de daha insanca çalışma koşulları ve eşit ücret talebiyle greve çıkan kadın işçilerin mücadelesinin bugün de tüm dünyada kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesine ilham vermeye devam ettiğini ifade etti.
'Ekonomik Krizlerin Bedelini Kadınlar Ödüyor'
Dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik krizlerin, yoksulluğun ve güvencesizliğin en çok kadınları etkilediğini belirten Kılınç, esnek ve güvencesiz çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasıyla kadın emeğinin ucuz iş gücü olarak görüldüğünü söyledi. Kadınların hem iş yaşamında hem de ev içinde görünmez ve değersiz kılındığını dile getiren Kılınç, sağlık ve sosyal hizmet alanında çalışan kadın emekçilerin ağır iş yükü, mobbing, şiddet ve güvencesizlik altında hizmet üretmeye çalıştığını kaydetti.
Kılınç, hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde ve sosyal hizmet kurumlarında görev yapan kadın emekçilerin bir yandan kamu hizmetini ayakta tutarken diğer yandan düşük ücretler ve artan yoksullukla mücadele ettiğini ifade etti.

'Kamusal Hizmetlerin Piyasalaştırılması Kadınları Daha Fazla Etkiliyor'
Kamusal hizmetlerin tasfiye edilmesinin ve sağlık ile sosyal hizmetlerin piyasalaştırılmasının hem hizmet alan yurttaşları hem de bu alanlarda çalışan emekçileri mağdur ettiğini belirten Kılınç, kreşlerin, bakım hizmetlerinin ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliğinin kadınların üzerindeki bakım yükünü artırdığını söyledi.
Kadınlara yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin arttığına dikkat çeken Kılınç, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının ve kadınları koruyan mekanizmaların zayıflatılmasının kadınların yaşam hakkını tehdit ettiğini ifade etti.
'Eşit ve Özgür Bir Yaşam İçin Mücadele Sürecek'
Kılınç açıklamasında, eşit ve özgür bir yaşamın ancak kadınların örgütlü mücadelesiyle mümkün olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
"Sağlık ve sosyal hizmet alanında çalışan kadın emekçiler olarak hem emeğimiz hem yaşamlarımız için mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Güvenceli iş ve insanca yaşayacak ücret için, kadına yönelik şiddetin son bulması için, sağlık ve sosyal hizmet alanında çalışan kadın emekçilerin haklarının korunması için, kamusal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması için ve eşitlik, özgürlük, barış ve laiklik için alanlarda olmaya devam edeceğiz."
Kılınç, tüm kadınları örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırarak açıklamasını "Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz" sözleriyle tamamladı.
Kaynak : PERRE