Tarih: 04.03.2026 18:14

Adıyaman Kadın Platformu’ndan 'Pınar Sevim İçin Adalet' çağrısı - Videolu Haber

Facebook Twitter Linked-in

Adıyaman Kadın Platformu, Mimar Sinan Kültür Parkı güney kapısında düzenlediği basın açıklamasında 22 Şubat 2024'te öldürülen sağlık çalışanı Pınar Sevim için adalet çağrısı yaptı. Yapılan açıklamada, Anne Zeycan Sevim, "Adalet istiyorum, kızımın kanı yerde kalmasın" ifadelerini kullandı. Karar duruşmasının 6 Mart 2026'da Şanlıurfa Siverek Adliyesi'nde görüleceği bildirildi. Açıklamada, 22 Şubat 2024 tarihinde evli olduğu erkek Rıdvan Bulunmaz tarafından darp edilerek ve silahla öldürülen 28 yaşındaki sağlık çalışanı Pınar Sevim'in yaşam hakkının etkin işletilmeyen koruma mekanizmaları nedeniyle elinden alındığı kaydedildi.

Basın açıklamasını platform adına Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi Kadın Sekreteri Figen Şen okudu.

Açıklamada, "İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı ve 6284 Sayılı Kanun'un etkin biçimde uygulanmaması; kadınların şikâyetlerinin ciddiye alınmaması ve şiddetin olağanlaştırılması failler için bir zemin yaratmaktadır" denildi.

Platform üyeleri sık sık, "Koruma! Aklama! Failleri yargıla!" ve "Pınar için adalet, herkes için adalet!" sloganları attı.

Şen, Pınar Sevim için adalet taleplerinin yalnızca bu dosyayla sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Pınar Sevim için adalet talebimiz yalnızca bu dosya ile sınırlı değildir. Bu dava; kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü tüm kurumların sorumluluğunu hatırlatmak ve cezasızlıkla mücadele etmek açısından kritik önemdedir. Faillerin hak ettikleri cezaları almaması, benzer şiddet vakalarının artmasına ve kadınların daha da korunmasız bırakılmasına neden olacaktır" dedi.

Türkiye'de artan kadın cinayetleri münferit değildir. Bu cinayetler; cezasızlık politikalarının, kadınların yaşam hakkını korumakta yetersiz kalan devlet pratiklerinin ve bilinçli siyasal tercihlerinin sonucudur. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı ve 6284 Sayılı Kanun'un etkin biçimde uygulanmaması; kadınların şikâyetlerinin ciddiye alınmaması, "olur böyle şeyler" denilerek şiddetin olağanlaştırılması ve kadınların karakollardan, savcılıklardan geri gönderilmesi failleri cesaretlendiren bir zemin yaratmaktadır.

Koruma ve önleme mekanizmalarının işletilmemesi, kadınların defalarca başvurmalarına rağmen korunamamasına yol açmaktadır. Kadınların ölümü yalnızca doğrudan cinayetlerle değil; "intihar" denilerek üzeri örtülen, ardından "şüpheli ölüm" olarak kayıtlara geçirilen ve etkin soruşturma yürütülmeden kapatılan dosyalarla da görünmez kılınmaktadır. Yaşamlarımız büyük puntolarla yazılması gerekirken istatistiklere indirgenmekte; cezasızlık kadınların yaşam hakkını bir kez daha ihlal etmektedir.

Şiddet geçmişi bulunan, tehdit içeren ve fail şüphesi barındıran ölümler; etkin, tarafsız ve bütüncül bir soruşturma yürütülmeden kapatılmakta, kadınların yaşam hakkı cezasızlık yoluyla yok sayılmaktadır.

Şen, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

"Bugün, 2 yıl önce, 22 Şubat 2024 tarihinde evli olduğu erkek Rıdvan Bulunmaz tarafından darp edilerek ve silahla katledilerek aramızdan koparılan kız kardeşimiz Pınar Sevim için buradayız.

Pınar Sevim 28 yaşında, neşe dolu bir sağlık çalışanıydı. O akşam eşiyle telefonda yaşadığı tartışmanın ardından, tedavisi için taktığı serumu çıkararak, saçları ıslak, ayağında terlikle, yaşamak için aceleyle evinden sokağa çıktı. Failiyle karşılaşınca ara sokaklara doğru kaçtı. Ancak fail onu yakaladı, darp etti ve zorla bindirdiği aracın içinde kendi silahıyla katletti.

Fail Rıdvan Bulunmaz, eşe karşı kasten öldürme suçundan yalnızca 3 ay tutuklu kaldı. Yalancı tanık beyanlarıyla serbest bırakıldı ve tam 16 ay boyunca aramızda dolaşmaya devam etti. Bu süreç boyunca savunma, Pınar'ın intihar ettiği yönünde kurgulanan senaryolar üzerine kuruldu.

Pınar'ın intihar ettiğini iddia eden fail, neden ilk anda onu hastaneye götürmek yerine abisini arayarak babasının evine gitti ve kıyafetlerini değiştirdi?

Kanı temizleyenler kimlerdi?

Yalan beyanlarda bulunanlar kimlerdi?

Raporlarla oynayanlar, delilleri karartanlar kimlerdi?

Ortaya çıkan kamera kayıtları, telefon görüşmeleri, adli tıp ve kriminal raporlar neyi ortaya koyuyordu?

Tüm bu soruların cevapları apaçık ortadayken, mahkeme heyetinin değişmesiyle yapılan keşif sonrası süreç yeniden değerlendirilmiş; fail tekrar tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Son celsede tutukluluk halinin devamına karar verilmiş olup, 6 Mart 2026 Cuma günü görülecek duruşma karar duruşması olarak belirlenmiştir.

Pınar Sevim'in yaşam hakkı; etkin biçimde işletilmeyen koruma mekanizmaları ve yargı süreçlerindeki ihmaller nedeniyle elinden alınmıştır. Bu cinayet; şiddetin ne kadar görünür ve bilinir olmasına rağmen önlenmediğinin, gerekli tedbirlerin zamanında ve etkili biçimde uygulanmadığının ve faillerin cezasızlıkla cesaretlendirildiğinin somut bir göstergesidir.

Pınar Sevim için adalet talebimiz yalnızca bu dosya ile sınırlı değildir. Bu dava; kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü tüm kurumların sorumluluğunu hatırlatmak ve cezasızlıkla mücadele etmek açısından kritik önemdedir. Faillerin hak ettikleri cezaları almaması, benzer şiddet vakalarının artmasına ve kadınların daha da korunmasız bırakılmasına neden olacaktır.

Pınar'ın ailesi iki yıl boyunca, kızlarının intihar etmediğini ispatlamak ve adaleti sağlamak için mücadele etmek zorunda bırakılmıştır. Bugün burada; Pınar'a, ailesine ve tüm kadın cinayeti dosyalarına emsal teşkil edecek bir kararın çıkması için bir aradayız.

Bu nedenle karar duruşması öncesinde bir kez daha çağrımızı yineliyoruz:

Pınar Sevim davasının karar duruşması, 6 Mart 2026 Cuma günü saat 09.30'da Şanlıurfa Siverek Adliyesi'nde görülecektir.

Tüm kamuoyunu, kadın örgütlerini ve demokratik kitle örgütlerini karar duruşmasını takip etmeye, dayanışmayı büyütmeye, duruşma salonunu doldurmaya ve adalet talebimize ortak olmaya çağırıyoruz.

Kadınların yaşam hakkını savunmaktan, cezasızlık politikalarına karşı mücadele etmekten ve adalet talebimizi yükseltmekten vazgeçmeyeceğiz."

Aileden Duygusal Çağrı

Basın açıklamasının ardından konuşan baba Ali Sevim, "Güllerimizi koparmasınlar" dedi.

Pınar'ın anneannesi ise gözyaşları içinde, "Adalet istiyorum, kızımın kanı yerde kalmasın, adalet istiyorum, yalvarırım" ifadelerini kullandı.

Kaynak : PERRE




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —