Bugün - 19 Şubat 2018 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.besniyenibakis.com Logo
-
Adıyaman 14°°C
Yazar Detayları

Fatih POLAT

Fatih POLAT - Kürt Meselesine İslami Çözüm Çalıştayından Notlar

Kürt Meselesine İslami Çözüm Çalıştayından Notlar
Yazı Tarihi: 12 Mart 2015 Perşembe

7-8 Mart tarihlerinde Diyarbakır’da yapılan “Kürt meselesine İslami çözüm çalıştay”ına katılma fırsatımız oldu. Öncelikle bu çalıştay’ın Diyarbakır’da yapılması bazı mesajlar açısından önemliydi. Çalıştaya çok yoğun ilgi ve ciddi bir katılım vardı. 3500 sivil toplum kuruluşunu temsilen 600 delege katıldı.

Bu çalıştay’da “Çözüm sürecinde yapılan yanlışların, meydana gelen tıkanıklıkların nedenleri ve sürecin daha sağlıklı bir zemine oturması, yanlışların düzeltilmesi, tıkanıklıkların giderilmesi için önerilerde bulunmak; adil bir çözüm ve kalıcı bir barışa ulaşmanın nasıl olabileceğini tartışmak” amacıyla bir araya gelen delegeler bir sonuç bildirgesi yayınlamak konusunda mutabık kalmışlardır.

Bu sonuç bildirgesine bakıldığında maddeler halinde sıralanan meseleler aslında yeni ve bilinmedik meseleler değil. Burada önemli olan iki husustan birincisi; Kürt meselesinin çözümünde masaya oturan tarafların bu maddeleri ciddiye almaları ve hükümetin gereğini yapması, ikincisi; bu meselenin sadece Kürt’lerin meselesi olmayıp topyekün Türkiye’nin meselesi olduğu bilincinin kavranması ve tüm kesimlerin inisiyatif alarak ellerini taşın altına koymalarıdır.

Bu çalıştayı önemli kılan bir diğer önemli hususta, hemen hemen tüm islami kesimlerin bu meseleye dair hem söyleyecekleri sözlerinin olması hem de bu konuda kendilerini eleştirenlerin ne kadarda haksız eleştirdiklerini ortaya koymuş olmasıdır. Konuya ilgisi olanların çok iyi bir şekilde bildiği gibi, “islami kesimin bu meseleye hep duyarsız kaldığı” eleştirileri öteden beri yapılmıştır.

Türkiye artık bu yükü sırtından atmalıdır. Bu meselenin acilen bir çözüme kavuşması gerekmektedir. Gerek ümmet olarak gerek de ümmet coğrafyasının bir parçası olarak dünyaya adaletin ve barışın gelmesi ve tesisi noktasında sorumluluğumuz çok büyüktür. Kendi iç sorunlarını halledememiş bir Türkiye’nin ne Ortadoğu da ve nede bir başka bölgede etkin bir rol oynaması düşünülemez.

Bu çalıştayın sonuç bildirgesinde öne çıkan bazı hususlar ise şöyleydi;

Kürtler,  İslam’ın ilk asrında İslam’la şereflenmiş ve İslam ümmetinin asli bir unsuru haline gelmiştir. Kürtlerin yoğun ve toplu olarak yaşadığı Kürdistan, ümmet coğrafyasının merkezindedir. Kürt meselesinin çözümsüz kalması bütün coğrafyayı ve ümmeti menfi olarak etkileyecek, adil bir çözüm ise İslam ümmetini ve coğrafyasını rahatlatacaktır.

1839 Tanzimat Fermanı ile ortaya çıkan merkezileşme rahatsızlıklar oluşturmuş; Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin özeti olan laikçilik ve ulusçuluk sorunu büyütmüş, ulus devlet pratiğinin doğal sonucu olan Türkleştirme (ya da asimilasyon) politikalarıyla farklı kimlikleri inkâr, imha ve tenkiller şeklinde icra edilen zulümler, tahammülü imkânsız bir hal almıştır. Faturayı, kendileri de resmi ideolojinin mağduru olan Müslüman Türk halkına çıkarma yanlışına düşmeden; devletin tekçi, ulusçu, laikçi politikalarının mahkûm edilmesi gerekir.

Bugüne kadar Kürt ve Türk halklarının karşı karşıyı getirilerek çatıştırılması planlarının tutmamasının en büyük nedeni her iki halkın da Müslüman oluşudur. Kürtler ve Türklerin İslam’dan uzaklaştırılmaları halinde, örgüt ve devletin silahlı güçleri arasındaki çatışmanın, iki halk arasında çatışmaya dönüşmesi riski doğacak ve bu durum hem Kürtlerin hem Türklerin felaketi olacaktır.

  Meselenin uluslararası boyutu, siyasi ve jeopolitik dengeler, sorunun çözümünü zorlaştırmaktadır. Ancak bu etkenler belirleyici bir etkiye sahip değildir. Uluslararası güçlerin ve özellikle emperyalizmin temsilcilerinin masaya davet edilmesi, meseleyi daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Meselenin çözümü iç dinamikler üzerinden olmak zorundadır.

Hedefin doğru tespit edilmesinin yanında, takip edilen yol ve yöntemin de doğru olması zorunludur. Bu nedenle “ûsul esasa tekaddüm eder” kaidesini akıldan çıkarmamak gerekir. Aksi halde hedefe varmak mümkün değildir. Bu meselenin çözümünde tek tarafın muhatap alınması çözümü zorlaştırmakta ve ciddi tıkanıklıklara yol açmaktadır.

   Kürt meselesinde çözüm, ulus devlet paradigmasının ve milliyetçi, liberal bakışın dışına çıkılarak mümkün olabilir. Meselenin adalet temelinde çözüm yolu İslami bakış açısı ve tarihi tecrübesinde aranmalıdır. Maalesef şu ana kadar bu bakış açısından uzak durulmuş, tarihi tecrübelerden istifade edilmemiştir.

Müslüman Kürt halkının hak talepleri ve hassasiyetleri dikkate alınmadan yüzyılların oluşturduğu sorunları çözmek mümkün değildir. Bu hassasiyetlerin başında İslam gelir ve İslami değerlere aykırı hiçbir çözüm modeli Kürt halkı nezdinde karşılık bulmaz.

Statükonun devamından yana olan ve vesayet sistemini ayakta tutmak isteyenler için Kürt sorunu bugüne dek hep kullanışlı bir araç işlevi görmüştür. Bu yönüyle gerek militarist vesayetten yana olanlar, gerekse de Kürt sorunundan nemalanan tüm kesimler sorunun devamını istemiş, çözüme yönelik çabaları sonuçsuz bırakmaya çalışmışlardır.

Devlet yetkilileri Kürt meselesini silah bıraktırma veya çatışmasızlığa indirgememelidir. Çözümün asli konusu olan Kürtlerin Kemalist sistem tarafından gasp edilmiş İslami ve insani hakları, asla hiçbir pazarlık konusu yapılmadan ve geciktirilmeden iade edilmelidir.

Kürt halkının büyük bir saygıyla andığı Şeyh Said-i Palevi gibi Kürt âlimlere yapılanlar başta olmak üzere bu güne kadar yapılan zulümlerden dolayı devlet adına özür dilenmeli ve iade-i itibarda bulunulmalıdır. Şeyh Said’in, Üstad Bediüzzaman’ın ve Seyyit Rıza’nın mezar yerleri ivedilikle açıklanmalıdır.

Kürtçe ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, anadilde eğitimin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.

Çözüm sürecinde hükümetin yalnızca bir tarafı muhatap olarak kabul etmesi, Bölgede sosyolojik ve siyasal karşılığı olan kişi, grup ve yapıları dikkate almaması, önemli bir eksiklik ve büyük bir yanlışlıktır. Çözüm sürecinin tüm toplumsal tabanı kuşatabilmesi için, başta İslami kesimler olmak üzere toplumun bütün kesimleri sürece dâhil edilmeli ve hassasiyetleri dikkate alınmalıdır.

Toplumda bozulmaya yüz tutan ahlaki yapının düzeltilmesi ve kardeşliğin yeniden tesisi için eskiden olduğu gibi başat rol oynayabilmesi için medreseler ihya edilmelidir. Din eğitiminin önü açılmalı, medrese eğitiminde geçen süre zorunlu eğitim süresinden sayılmalı, icazet belgelerine denklik verilmelidir.

“Hiç şüphe yoktur ki “Barış daha hayırlıdır” (Nisa:128)

Rabbimizden temennimiz şudur ki: tüm dünyada akan kan ve gözyaşları dursun ve tüm dünyaya barış hâkim olsun.

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 937
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İnsanlık Yükü
Allah İle Pazarlık
Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim
Acizlik Nedir Bilir misin?
Dünya Sessiz Sedasız İzliyor
Aşk Yolu Kerbela
Mağluplar Galipleri Taklit Eder
Nice Az Topluluklar Çok Topluluklara Galip Gelmiştir
Biz ve Çocuklarımız Yurtlarımızdan Sürülmüşken
28 Şubat Paranoyası Yeniden Hortlatılmak İsteniyor!
El İnsaf Diyorum
Yurtta Sulh!
Kadir Gecesi Nedir Bilir misin?
Belediyelerin Ramazan Etkinlikleri
Şehrullah Allah’ın Ayı Ramazan
Kur’an Ayı Ramazan
Büyük ve Mübarek Bir Ayın Gölgesi Üzerimize Düşmüştür
Cennet Meyvesi Pahalıdır
Tesettür Moda Değil, Allah’ın Emridir!
Hedefimiz Doğruluk
Allah’a Yürüyüş ve Yükseliş
Kıyamet Bilinci
Allah da mı Görmüyor?
Yeniden Kardeş Olma Vakti
Ensar Vakfı Meselesi ve Mal Bulmuş Mağribi
Günahın Fiberi, Dijitali, Kotalısı, Kotasızı Olmaz!
Şeytanın Hedefi
Terörizme Karşı Önlemler
8 Mart Sürüm Sürüm Sürünen Kadınlar Günü
28 Şubat Bir Zihniyetin Temsilciliğidir!
Bu Din Sahipsiz Değildir
ASIM ÖCALA CEVAP, ÇEK ARTIK ELİNİ VE DİLİNİ BU DİNİN ÜZERİNDEN 2
Asım Öcal’a Cevap: Çek Artık Elini ve Dilini Bu Dinin Üzerinden
Cehennemden Uzaklaştırıp Cennete Sokacak Ameller
Hendek Siyasetinin Mağdurları - 2
Hendek Siyasetinin Mağdurları
İnşallah-Maşallah Demenin Önemi
Müslüman Yılbaşı Gecesini Kutlayamaz!
İnsanlığa Yeni Bir Ruh Ve Yeni Bir Nefes
Şeytan İşi Pislikler
İçtiği Sigaranın Adında Kişilik Arayan Karektersizler!
Peygamber Mirası 2
Peygamber Mirası
Ölüm Bize Ne Yakın Ne Uzak
Firavun’un Sarayında Bir Mü’min
Büyük Çelişki
Aldığımız Nefesi Bile Geri Veriyoruz
Büyüklerin Ellerinden, Küçüklerin Gözlerinden…
Rabbin İçin Namaz Kıl ve Kurban Kes!
Kafirler İstemese de İstikbal İslamındır!
Haz, Zevk, Şehvet ve Lezzet
Ramazan Mektebinden Mezuniyet
Kur’anı Anladıkça
Arsızlığa Cesaret Zinaya Aşk Dediler
Ramazanı Nasıl Geçirmeliyiz?
Ramazan, Başı Rahmet, Ortası Mağfiret ve Sonu Cehennem’den Kurtulma Ayıdır
Riyakâr Yalancıların Hazin Sonu
Seçime 3 Gün Kala Bazı Notlar
Olayların Perde Arkası
Mısır’ın Yeni Firavunu Sisi
Çıplaklık Kültürü
Milli Öğütüm Sistemi
Irk Meselesine Müslümanca Bir Bakış
Sultan Fatih’in İstemem Şiiri
Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim; Sana Uymayan Ölçü Hayat Olsa Teperim!
Hayatı Çalınan Hayatsız Kadın
Çanakkale Ruhu ve Sorumluluk Bilinci
Suriye Direnişi 5. Yılında
Allah, Kuluna Kâfi Değil midir?
Kürt Meselesine İslami Çözüm Çalıştayından Notlar
Ağdaş Ebu Lehepler: Charlio Hebdo Ve Yerli Uzantısı
Peygamberimize Mektup
Seçime 3 Gün Kala!
Büyük Şeytan Amerika
Sırtlanları Geçti Beşer Yırtıcılıkta
Dört Formül
Yapmayacağınız Şeyleri Niçin Söylüyorsunuz?
Bize Bir Nazar Oldu
Ebuzer Mesih-ul islam
Diğer Yazarlar

Kur'an'da Aşk Var mı?
Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
İşte Abdulhamid Burada !...
Oğuzhan Tan - Böldürmek İstemiyorsak Bölünmeyelim!
İnsanlık Yükü
Öğretmenler ve Maarif Davamız
Marjinal Ulusalcı Lümpenler
Besni Yenibakış Gazetesi
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel314 Kişi (% 56 )
  
İdare Eder26 Kişi (% 5 )
  
Biraz Kötü218 Kişi (% 39 )

Toplam 558 Kişi

Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
2°°C - 14°°C
Salı
6°°C - 14°°C
Çarşamba
8°°C - 14°°C
Perşembe
9°°C - 12°°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:4307:0512:4815:4818:1819:34

19 Şubat 2018 Pazartesi
Röportajlar
Mercimekte 3 Bin Ton Rekolte Bekliyoruz
Türkiye'deki mercimeğin yüzde 25'inin üretildiği Adıyaman'da çiftçiler, yağışlar sayesinde bereketli bir sezon geçiriyor. H...
»
»
»
Tarihte Bugün
1405 - Emir Timur'un vefatı.
1918 - Erzincan/Çayırlı'nın kurtuluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmez ise ehli sen olursun
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Modül 1

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,09ms