Bugün - 23 Şubat 2018 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.besniyenibakis.com Logo
-
Adıyaman 15°°C
Yazar Detayları

Hamit ASLAN

Hamit ASLAN - Nuşirevan’ın Adaleti

Nuşirevan’ın Adaleti
Yazı Tarihi: 01 Ocak 2015 Perşembe

Hazreti Ömer ve Sa'd İbni Vakkas Hazretleri, İran'a at satmaya gitmişlerdi. İran'a vardıkları zaman şehrin girişinde cirit oynayan bir kısım genç görüp seyre daldılar. Bir ara yabancıların kendilerini seyretmekte olduğunun farkına farkına varan gençlerden birisi yanlarına gelip "Bedeviler" gibi sözlerle hakaret ettikten sonra, satmak için getirdikleri ve üzerine bindikleri Arap atlarını ellerinden zorla aldılar.

Hazreti Ömer ve Sa'd ibni Ebi Vakkas Hazretleri ticaret maksadıyla geldikleri şehre meyüs ve mükedder vaziyette girdiler. Yanlarında yiyecek bir şeyleri olmadığı gibi paraları da kalmamıştı. Aç susuz akşam olmasını beklediler. Akşam olunca da bir hana vardılar. Kapıdan girer girmez hancı, misafirlerin yabancı olduğunu ve üzüntülü olduklarını anladı. Neden üzüntülü olduklarını sordu. Hazreti Ömer daha üzüntülü görünüyordu. O hiç konuşmadı. İbni Vakkas Hazretleri ise başından geçenleri hancıya dert yanarak anlattı. Hancı misafirlerini dinledikten sonra:

- Siz kederlenmeyin, bizim hükümdarımız son derece âdildir. Ya atlarınızı buldurur, yahut bedelini tazmin eder. Sizin anlattığınıza göre elinizden atları alan hükümdarın kendi oğludur. Ama o mutlaka bu meseleyi halleder, diyerek teselli verdikten sonra: 
-Her sabah hükümdarımız pazar yerinde halkın önünden geçer ve halk ona dert ve dileklerini bildirirler. O da ne icap ediyorsa hemen yapar. Siz sabahleyin hemen pazar yerine gidin vaziyeti anlatın dedi.

Sabah, Hazreti Ömer ve arkadaşı pazar yerine çıkıp hükümdarı beklemeye başladılar. Biraz sonra hükümdar yanında tercümanları olduğu halde geldi. Herkes nesi varsa açık açık söylüyor o da gerekeni hemen orada yapıyor veya yapılmasını emrediyordu. Sıra Hz. Ömer ve İbni Vakkas'a geldi. Onlarda başlarından geçenleri anlattılar, atlarının bulunup geri verilmesini dilediler.

Hükümdar bunları dinleyince yüzü çok asıldı ve üzüntülü olduğu her halinden belli idi. Bir kese altın verdi ve atlarının da bulunacağını söyledi. Hükümdar tercüman vasıtası ile konuşuyordu, tercüman ise atı alanların hükümdarın oğlu olduğunu söylememişti. Hazreti Ömer ve Ebû Vakkas Hazretleri yine akşam kaldıkları hana geldiler. Bu sefer yanlarında paraları da vardı, karınları da toktu. Hancının parasını verdiler, o gece de orada kalıp sabahleyin yola çıkmayı düşünüyorlardı. Hancı ne olduğunu sordu. Onlar hükümdarla görüştüklerini ve atları bulacağını söylediler, dedi.
Hancı birden öfkelendi ve : 
-Demek kendi oğlu olduğu zaman iş değişiyor, dedi. 
Sabah oldu bu sefer hükümdarın karşısına hancı çıkıp: 
-Hükümdarım, suçu işleyen başkası olur ceza verirler de, sizin oğlunuz olursa cezasız kalır öyle mi? dedi. 

Nuşirevan bunu duyunca rengi değişti ve çok sinirli olduğu besbelli idi: 
-At sahipleri yarın şehir terketsinler... Fakat biri şehrin kuzey, biri güney kapısından çıksın dedi.

Sabah oldu ve atların değerinden fazla para verdi. Hazreti Ömer ve Ebû Vakkas Hazretleri şehri terkediyorlardı. Bir de ne görsünler, şehrin bir kapısına atı alan genç, diğer kapısına ise hükümdara yanlış bilgi veren tercüman asılmışlar ve ölmüşler bile... 
Fakat ne yazıktır ki, adaletiyle meşhur bu hükümdara iman nasip olmamış ve Efendimiz (s.a.v.) imansız gittiklerine teessüf ettiği isimler arasında bunu da saymıştır.

Aradan zaman geçti, Hazreti Ömer Halife-i İslâm , Sa'd ibni Ebi Vakkas ise Mısır valisi oldu. Mısır'i İslamlaştırma ameliyesinde bir de cami yapılacaktı. Bu camiye en müsait yer ise bir yahudinin yeri idi. Mısır valisi yahudinin yerine cami yapımına başladı. Yahudi çaresiz bir şekilde düşünürken Müslümanlardan bir zat: 
-Nedir senin bu halin? diye sordu. 
O: 
-Bir evim vardı, başka bir şeyim yoktu. Vali şimdi oraya cami yapıyor. Ben ne yapabilirim? Şimdi açıkta kaldım, dedi. 
Müslüman ona: 
-Sen git Medine'ye... Orada Halife Ömer vardır. Derdini ona anlat. Senin derdine mutlaka çare bulur, dedi. 
Yahudi daha İslamiyet’in nasıl bir din olduğunu bilmiyordu. Medine'ye vardı. Halife'yi sordu, bahçede olduğunu söylediler. Gitti Bahçeyi buldu. Baktı ki, orada bir adam çalışıyor. Yanına yaklaşıp: 
-Ben Halife Ömer'le görüşmek istiyorum, dedi. 
Ona göre hükümdarın tarlada ne işi vardı. Karşısındaki: 
-Derdini anlat! Ömer benim, dedi. 
Yahudi derdini anlatıp, bir çare bulunmasını söyleyince Hazreti Ömer, öfkeli bir şekilde , bir kemiğin üzerine bir şeyler yazıp adamın eline verdi: 
-Götür bunu valiye ver, dedi. 
Yahudi bu yazışmadan pek bir şey anlamamıştı. Bundan bir şey çıkmaz, diyordu kendi kendine... 
Mısır'a gelip kemiği Vali Sa'd ibni Ebi Vakkas'a verince, vali çok korkmuştu. Hemen evi eskisinden daha güzel bir şekilde tamir etti ve yahudiye verdi. Hem de memnun etmek için bir miktar yardımda bulundu. Hazreti Ömer'in gönderdiği kemiğin üzerinde sadece şu iki kelime yazılı idi: 
-Ben Nuşirevan'dan daha adilim!!!

 

Yöneticilerin adaletini anlatan müthiş bir kıssa. Milletvekilliği için aday adaylığımı açıkladığım şu günlerde yöneticiliğin ne kadar ağır bir yük ve sorumluluk getirdiğinin farkındayım. Cenabı-ı Allah bizleri adaletli hükmedenlerden eylesin. Bizleri adalet üzere, doğruluk üzere kaim eylesin inşallah. Fikrimiz Hak, zikrimiz Hak, yolumuz da Hak yol olur inşallah.

Aday adaylığı sürecinde bizimle aynı düşünen, tüm gönüldaşlarımıza kapılarımız sonuna kadar açık. Bu vesile ile herkesi Allah’a emanet ediyor, herkesten dua ve destek bekliyorum inşallah.

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 2123
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İşte Abdulhamid Burada !...
Ya Başkansın, ya da Hiç
Hamit Aslan - Seçimi Yenileme Mevzusu Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimleri
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İle Anayasa Mahkemesi
Milletvekili Seçilme Yaşının 18’e İndirilmesi
Milletvekili Sayısının 600’e Çıkarılması
Vatana İhanet Edenler de Oy Kullanacak mı?
Halkevlerine Dikkat !
Fetö İle Mücadele Ulusalcılarla Olmaz!
Siyasi Partilerin Fetöcüleri Kim?
Gülen Mehdi Mi Deccal Mi ?
Kılıçdaroğlu Provokasyon Amaçlı mı Şehit Cenazelerine Katılıyor!
Günlerden Mavi Marmara
Ergenekon Var ve Hala Ayakta
İbne Siyaseti
Gülen'in Herkül Aşkı
Diplomatlar Mursinin Davasını da İzler mi?
Terör İttifakına Karşı Milli Seferberlik
17 Şubat ve 13 Mart Saldırılarında TANAP Detayı
Cumhuriyetin Başörtülü Bacıları
28 Şubat Zulümleri
Terör ile Topyekün Mücadele Şart
Tarihte Bir Kara Leke, Boraltan Hadisesi
CHP nin Suriye İle İmtihanı
Özyönetim Bahane
İki Yüzlü Siyasetçilerin Farkındayız
Edî Bese !
PKK Kürt Halkından Ne İstiyor?
Filistin Meselesine Dair
CHP Döneminde Camiler
Asıl Hedef; İslam
Tahir Elçi Cinayetinin Ardından, Rusya PYD İlişkisi
İçimizdeki Siyonistler
Kendi Ülkesine Fransız
Seçmen "Yeniden Büyük Türkiye" Dedi
Dün Abdulhamit Han, Bugün Recep Tayyip Erdoğan
Her Parti Siyasi Değildir
Terör Eylemi veya Terör Söylemi
Dinime Küfreden Bari Müslüman Olsa!
Birisi Dikdatör mü Dedi ?
Neyin Davası
PKK’nın İslam ile Savaşı
Savaş Değil Ulan! Terörle Mücadele
Seçimde Farklı Güvenlik Tedbirleri Alınabilir
Tamam mı? Yola Devam mı?
Erken Seçim Kapıda
Kürt Sorunu Yoktur, PKK Sorunu Vardır!
17-25 Aralık Operasyonları Devam Ediyor
Terör Örgütleri İle Mücadele, Demokratik Adımlar İle Desteklenmelidir
Terörü Lanetliyoruz
İstikrar Sürsün, Türkiye Büyüsün
HDP Stockholm Sendromu Yaşıyor
Eşgalini Biliyoruz
At İzi, İt İzine Karışmış
Namlunun Ucundadır Seçmenin İradesi
İçimizdeki Brütüsler
Mavi Marmara - Sonun Başlangıcı-1
Yeni Türkiye Yolunda Yeni Uygulamalar
Körler, Sağırlar; Birbirini Ağırlar
Nuşirevan’ın Adaleti
Zulm İle Âbad Olanın, Âhiri Berbâd Olur!
Paniğe ve Öfkeye Gerek Yok Hukukî Süreç İşliyor
Osmanlıca Büyük Bir Hazinedir
Ak Saray
Diyalog Safsatalarının Asıl Amacı
Mescid-i Aksa Ümmetin Ortak Davasıdır!
Davul Zurna Eşliğinde Peşmerge Geçişi
Çözüm Süreci Sonrası Bölgenin Durumu
Bu Ne Yaman Çelişki!
Kobani Olayları ve Türkiye'nin Tutumu
Rakı Sofralarından Darbe Sofralarına
Sindirim Sistemi
Diğer Yazarlar

Kur'an'da Aşk Var mı?
Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
İşte Abdulhamid Burada !...
Oğuzhan Tan - Böldürmek İstemiyorsak Bölünmeyelim!
İnsanlık Yükü
Öğretmenler ve Maarif Davamız
Marjinal Ulusalcı Lümpenler
Besni Yenibakış Gazetesi
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel314 Kişi (% 56 )
  
İdare Eder26 Kişi (% 5 )
  
Biraz Kötü218 Kişi (% 39 )

Toplam 558 Kişi

Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
4°°C - 15°°C
Cumartesi
5°°C - 15°°C
Pazar
6°°C - 12°°C
Pazartesi
7°°C - 12°°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:3807:0012:4715:5118:2219:38

23 Şubat 2018 Cuma
Röportajlar
Mercimekte 3 Bin Ton Rekolte Bekliyoruz
Türkiye'deki mercimeğin yüzde 25'inin üretildiği Adıyaman'da çiftçiler, yağışlar sayesinde bereketli bir sezon geçiriyor. H...
»
»
»
Tarihte Bugün
632 - Peygamberimiz (s.a.v.)'in Veda Hutbesi'ni iradı.
1918 - Ardahan'ın kurtuluşu.
2006 - Fırtına
Kim Kimdir
Günün Sözü
Adını aşk koymuşlar."
(Yunus Emre)
Arşiv Arama
Modül 1

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,16ms