Bugün - 23 Şubat 2018 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.besniyenibakis.com Logo
-
Adıyaman 15°°C
Yazar Detayları

Hamit ASLAN

Hamit ASLAN - Paniğe ve Öfkeye Gerek Yok Hukukî Süreç İşliyor

Paniğe ve Öfkeye Gerek Yok Hukukî Süreç İşliyor
Yazı Tarihi: 19 Aralık 2014 Cuma

Her şeyden önce bir hakikati beyan etmenin faydalı olduğunu düşünüyorum: Hiç kimseyi bir çırpıda suçlu ilan etmek doğru olmadığı gibi; hiç kimseyi aynı şekilde suçsuz ilan etmek de doğru değildir... 

Hafta içinde yapılan operasyonlarla bazı gazeteciler gözaltına alınınca, medyanın önemli bir bölümü kıyameti kopardı. Basın özgürlüğü kavramını bayraklaştırarak, gazetecilere baskı yapıldığını, vs. söyleyenler oldu. Bu kadar ağır eleştiri yapanların elinde somut bir bilgi, belge, bulgu var mı? Hayır. Gözaltına alınan kişilerin gazeteci olması, o kişilerle diğer gazeteler arasındaki arkadaşlık bağları, onlara karşı beslenen itimat... Bunlar hukukî bir dayanak mıdır? Hayır. Bir generalin, "Tanırım, iyi çocuktur..." lafı nasıl bir komutana yakışmıyorsa, elinde hiçbir bilgi olmaksızın "Biz biliriz, iyi çocukturlar..." nevinden duygusal yaklaşımlar da gazetecilere yakışmıyor.

Deniyor ki: "Savcılar ellerindeki bilgileri bizimle paylaşsın." Çok doğru. Ancak bu ülkenin yasaları, soruşturma safhasında savcıların bilgi ve belge paylaşımına müsaade etmiyor. Buna rağmen bazı bilgiler basına yansıyor. O zaman da sanık avukatları savcıları bilgi sızdırmakla suçluyor. Yani, elinde bilgi olan savcı ve hâkimler susmak zorunda kalırken, elinde hiçbir bilgi olmayan kişiler duygusal kanaatlerini sanki hukukî bir hüccetmiş gibi anlatıp duruyor ve kamuoyu oluşturuyor. Keşke bizdeki hukuk sistemi iddianame tamamlanıncaya kadar savcı ve hâkimleri susmak zorunda bırakmasaydı da alelacele konuşan birileri, meseleyi başka mecralara çekmeseydi...

Bilmeyenler ya da bilmezden gelenler için süreci kısaca özetleyelim: Bir zanlı hakkında savcılık bazı bilgi ve belgelere ulaştığını düşündüğünde hâkimlere başvuruyor. Bu başvuru esnasında elindeki somut delilleri ibraz ediyor. Hâkimler, savcılardan gelen talebi doğru ve yerinde bulursa o kişiler hakkında süreci başlatıyor. Zanlı kişiler iki gün karakolda kalıp ifade veriyor. Susma hakkına sahip. Savcılar en fazla iki gün daha ek süre isteyebiliyor. Daha sonra zanlılar hâkim huzuruna çıkarılıyor. Sanıkları mahkeme dinliyor ve karar veriyor. Bu karar tutuklama da olabiliyor, serbest bırakma da. Tutuklanan kişilerin mahkemeye itiraz hakkı da bulunmakta. 

Yukarıda özetlediğim süreç sanki yokmuş gibi, sanki insanların ev ve işyerlerinde aramalar keyfî yapılıyormuş gibi davranmanın âlemi yok. Hukukî süreç işliyor ve biz bu süreç içinde yargının elindeki bilgi ve belgelere vâkıf değiliz. Birilerinin hedef şaşırtarak olayı siyasî bir boyuta çekmesi ya da konuyla ilgisi olmayan kişileri suçlamaya yeltenmesi bambaşka bir hukuksuzluktur. 

Darbe çalışması sadece askerin cesaret ettiği bir organizasyon değil. Zaten bütün ihtilaller öyleydi. Tek suçlunun ihtiras yüklü cuntacı subaylar olduğunu söylemek haksızlık. O cuntaların iş dünyasında, siyaset âleminde, üniversite camiasında şakşakçıları ve yoldaşları vardı. En büyük desteği medyadan aldıklarında şüphe yok. Hatta şu ana kadar Türkiye'nin başına gelen darbelerin tamamına bakarak şu hükme rahatlıkla varabiliriz: Darbeye stratejik destek veren bir medya olmasaydı bu ülkede asla darbe yapılamazdı. '60 darbesi, '71 muhtırası, '80 darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, 27 Nisan e-muhtırası... Hepsinin psikolojik hazırlığı medya aracılığıyla yapılmıştı ve o destek kayboldukça bu ülkede darbe yapmak zorlaştı.

Soner Yalçın, Nedim Şener, Ahmet Şık... Bunlar darbeci miydi, derin yapılarla gizli bağlantıları var mıydı, psikolojik harbin birer parçası mıydı, bazı odakların yönlendirmesiyle kara propaganda yapmışlar mıydı, ülkede kaos oluşturacak bir atmosfere zemin hazırlamışlar mıydı? Bu soruların cevabına bir nefeste 'evet' ya da 'hayır' demek bu aşamada mümkün değil. Zanlılar hakkında somut bilgilere ulaşıldığında manzara daha da netleşecek.

 

Ancak bu aşamada bazı prensiplerin hatırlanmasında fayda var: Gazetelerin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle soruşturma geçirmesine herkes (sadece gazeteciler değil) karşı çıkmalı; lakin gazetecilik faaliyeti sayılmayacak eylemler söz konusuysa gazeteciliğin bir zırh haline dönüşmesine de müsaade edilmemeli. Türkiye, uzun bir zamandan beri yoğun bir psikolojik harekâtla karşı karşıya. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bazı insanlar etki ajanlarının hedef tahtasında. Şu ana kadar bu insanlar hakkında yalan, iftira, tezvirat, dedikodu nevinden onlarca kitap yazıldı, binlerce yazı yazıldı, onlarca web sitesi kuruldu. Bu amansız kara propagandanın tesadüf olmadığı, derin bir ittifakın emriyle yapıldığı pek çok hadisede açığa çıktı. 

Demem o ki bu ülkede her gazeteci, gazeteci değil; her gazeteci haber peşinde koşmuyor. Bazıları ihbarcılıkla habercilik arasındaki farkı bir kalemde çizip atıyor. O yüzden acele etmeye gerek yok. Paniğe, hiç gerek yok. Dava dosyası teşekkül edecek ve nasıl olsa şeffaf toplum olmanın gereği, her şeyi ayan beyan göreceğiz. Bugün üst perdeden atıp tutan ve duruşundan taviz vererek sağa sola savrulan kişilerin mahcup duruma düşmesi de söz konusu. Başbakan, doğru söylüyor: "Bırakın yargı işini yapsın." Nasıl olsa kısa bir zaman sonra herkes yargının elindeki belge ve bilgilerine vâkıf olacak. Ya o vukufiyet alelacele konuşanları mahcup ederse? Şu suçludur, şu suçsuzdur demek biz gazetecilerin görevi değil. Bizim bildiğimiz somut bir şey var: Cunta ve darbeciliğin bir ayağı medyadır. O ayak üzerine "hiçbir çalışma yapılmasın" demek, o çerçevede yapılan her soruşturmayı meslekî alınganlıkla göğüslemek, gerçekle yüz yüze gelmekten korkmaktır. "Bırakın..." ki, belgeler, bilgiler, bulgular konuşsun...

(Ekrem Dumanlı’nın 7 Mart 2011 tarihli köşe yazısından alınmıştır.)

 Bu hafta 14 Aralık gözaltıları ile ilgili köşe yazımda yazmak istediğim düşüncelerimi Sayın Ekrem Dumanlı üç yıl önce en güzel şekilde ifade etmiş. Hakkını vermek lazım, on numara bir yazı olmuş. Altına imzamı atıyorum. Fakat işin ilginç yanı, o dönem zulmedilen gazeteci Ahmet Şık’ın dahi bugün paralel yapıya destek vermesi. Demek ki mesele büyük. Emirler büyük yerden alınıyor.  

Buradan Paralel Medya sempatizanlarına son sözüm: "Paniğe gerek yok; hukuki süreç işliyor." 

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 1938
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İşte Abdulhamid Burada !...
Ya Başkansın, ya da Hiç
Hamit Aslan - Seçimi Yenileme Mevzusu Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimleri
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İle Anayasa Mahkemesi
Milletvekili Seçilme Yaşının 18’e İndirilmesi
Milletvekili Sayısının 600’e Çıkarılması
Vatana İhanet Edenler de Oy Kullanacak mı?
Halkevlerine Dikkat !
Fetö İle Mücadele Ulusalcılarla Olmaz!
Siyasi Partilerin Fetöcüleri Kim?
Gülen Mehdi Mi Deccal Mi ?
Kılıçdaroğlu Provokasyon Amaçlı mı Şehit Cenazelerine Katılıyor!
Günlerden Mavi Marmara
Ergenekon Var ve Hala Ayakta
İbne Siyaseti
Gülen'in Herkül Aşkı
Diplomatlar Mursinin Davasını da İzler mi?
Terör İttifakına Karşı Milli Seferberlik
17 Şubat ve 13 Mart Saldırılarında TANAP Detayı
Cumhuriyetin Başörtülü Bacıları
28 Şubat Zulümleri
Terör ile Topyekün Mücadele Şart
Tarihte Bir Kara Leke, Boraltan Hadisesi
CHP nin Suriye İle İmtihanı
Özyönetim Bahane
İki Yüzlü Siyasetçilerin Farkındayız
Edî Bese !
PKK Kürt Halkından Ne İstiyor?
Filistin Meselesine Dair
CHP Döneminde Camiler
Asıl Hedef; İslam
Tahir Elçi Cinayetinin Ardından, Rusya PYD İlişkisi
İçimizdeki Siyonistler
Kendi Ülkesine Fransız
Seçmen "Yeniden Büyük Türkiye" Dedi
Dün Abdulhamit Han, Bugün Recep Tayyip Erdoğan
Her Parti Siyasi Değildir
Terör Eylemi veya Terör Söylemi
Dinime Küfreden Bari Müslüman Olsa!
Birisi Dikdatör mü Dedi ?
Neyin Davası
PKK’nın İslam ile Savaşı
Savaş Değil Ulan! Terörle Mücadele
Seçimde Farklı Güvenlik Tedbirleri Alınabilir
Tamam mı? Yola Devam mı?
Erken Seçim Kapıda
Kürt Sorunu Yoktur, PKK Sorunu Vardır!
17-25 Aralık Operasyonları Devam Ediyor
Terör Örgütleri İle Mücadele, Demokratik Adımlar İle Desteklenmelidir
Terörü Lanetliyoruz
İstikrar Sürsün, Türkiye Büyüsün
HDP Stockholm Sendromu Yaşıyor
Eşgalini Biliyoruz
At İzi, İt İzine Karışmış
Namlunun Ucundadır Seçmenin İradesi
İçimizdeki Brütüsler
Mavi Marmara - Sonun Başlangıcı-1
Yeni Türkiye Yolunda Yeni Uygulamalar
Körler, Sağırlar; Birbirini Ağırlar
Nuşirevan’ın Adaleti
Zulm İle Âbad Olanın, Âhiri Berbâd Olur!
Paniğe ve Öfkeye Gerek Yok Hukukî Süreç İşliyor
Osmanlıca Büyük Bir Hazinedir
Ak Saray
Diyalog Safsatalarının Asıl Amacı
Mescid-i Aksa Ümmetin Ortak Davasıdır!
Davul Zurna Eşliğinde Peşmerge Geçişi
Çözüm Süreci Sonrası Bölgenin Durumu
Bu Ne Yaman Çelişki!
Kobani Olayları ve Türkiye'nin Tutumu
Rakı Sofralarından Darbe Sofralarına
Sindirim Sistemi
Diğer Yazarlar

Kur'an'da Aşk Var mı?
Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
İşte Abdulhamid Burada !...
Oğuzhan Tan - Böldürmek İstemiyorsak Bölünmeyelim!
İnsanlık Yükü
Öğretmenler ve Maarif Davamız
Marjinal Ulusalcı Lümpenler
Besni Yenibakış Gazetesi
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel314 Kişi (% 56 )
  
İdare Eder26 Kişi (% 5 )
  
Biraz Kötü218 Kişi (% 39 )

Toplam 558 Kişi

Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
4°°C - 15°°C
Cumartesi
5°°C - 15°°C
Pazar
6°°C - 12°°C
Pazartesi
7°°C - 12°°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:3807:0012:4715:5118:2219:38

23 Şubat 2018 Cuma
Röportajlar
Mercimekte 3 Bin Ton Rekolte Bekliyoruz
Türkiye'deki mercimeğin yüzde 25'inin üretildiği Adıyaman'da çiftçiler, yağışlar sayesinde bereketli bir sezon geçiriyor. H...
»
»
»
Tarihte Bugün
632 - Peygamberimiz (s.a.v.)'in Veda Hutbesi'ni iradı.
1918 - Ardahan'ın kurtuluşu.
2006 - Fırtına
Kim Kimdir
Günün Sözü
Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.
(Konfüçyus)
Arşiv Arama
Modül 1

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,06ms