Bugün - 22 Şubat 2018 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.besniyenibakis.com Logo
-
Adıyaman 13°°C
Yazar Detayları

M. Akif USLU

M. Akif USLU - Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)

Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
Yazı Tarihi: 01 Şubat 2018 Perşembe

Üniversiteye geçişte kullanılacak olan sistem neredeyse bütün hatlarıyla netleşti. Az-çok eleştiri oklarına maruz kalan bu sistemi gelin biz de irdeleyelim.

Öncelikle çorap değiştirirmiş gibi değiştirilen sistemler, hangi şekilde istikrar sağlayabilir? Bir sınav sisteminin ömrü bu kadar kısa olabilir mi? Her esen rüzgardanetkileniliyor resmen. Her şey den önce belirtiyorum: Değişen bir sınav sisteminin yürürlük tarihi kesinlikle değişikliğin gerçekleştiği sene olamaz hatta değişiklikten sonraki sene de olamaz. Değişikliğin gerçekleştiği andan itibaren en az 2 yıl sonra olmak üzere bir tarih verilir ve o tarihte sınav yapılır. Bu 2 yılki süreç içinde de öğrenciler, öğretmenler, müfredat, yayınevleribu sisteme göre hazırlanır ve verimi artırılır.

Öğrencilerin üzerinde hali hazırda “aile-ortam-arkadaş-konular-yerleştirilme” baskılar bütünü bulunurken böyle bir değişiklikle öğrencilerin önüne bir handikap daha konulması baskılar bütününe yeni bir üye daha eklemiştir. Üniversiteye öğrenci almak için mi yapılıyor bu sınavlar almamak için mi?

   Sistemin içeriğine bakıldığında:                               

1-Her iki oturum için de sınav ücreti ödeyen öğrencinin, ilk oturumda yeterli puan alamaması durumunda ikinci oturumunun bir anlam ifade etmemesi bir sistem açığıdır. İlla ki sınavlar iki gün içinde yapılacaksa ilk oturumun ücretini herkes ödesin, ikinci oturuma başlangıçta ücretsiz girilsin ilk oturumda barajı aşanların ikinci oturumu için sınavlardan sonra ek ücret istensin.Yani bir bakıma öğrenci, parayı rehin etsin. Ücretin ödenmemesi durumunda da tercih hakkı verilmesin.

2-Soru sayısının bu denli azaltılması seçicilik kalitesini düşürecektir. Her konuya yayılamayan sorular, öğrencilerin başarısını ölçmekte yetersiz kalacaktır.

3- Her ne kadar sınav yoğunluğu azalmış olsa da iki gün içinde yapılacak olan bu sınavlarda ilk oturumu olumsuz geçen öğrencinin ikinci oturuma kadar toparlanması olağan değildir. Burada psikolojisi daha iyi olan kazanır tarzında bir önerme sunulamaz çünkü en nihayetinde orduya asker seçmiyoruz, üniversiteye öğrenci seçiyoruz.

4- İkinci oturumun tek kitapçık şeklinde (40 Matematik, 40 Fen, 40 Edebiyat, 40 Sosyal) sunulması, eşit ağırlık bölümüne temelden zarar vermekle beraber Sayısal ve TM arasındaki çizgiyi amansızca ortadan kaldırıyor. Her sayısalcı potansiyel bir Hukuk, Psikoloji, Pdr vs. öğrencisi adayı oluyor. 180 dakika süre verilen bu ikinci oturumda, birçok sayısalcı kendi alanındaki 80 soruyu bitirdikten sonra Edebiyat testini de çözerek boşta kalma ihtimalini minimum seviyeye indirecek ve eşit ağırlık öğrencilerinin birçoğu rafa kaldırılacak. Eşit ağırlıkla öğrenci alımı yapan bölümlerde sayısalcıların sayısı artacak. Nitekim şu bir gerçek ki bir eşit ağırlıkçının sayısalcıdan daha fazla matematik sorusu çözmesi istisna bir durumdur ancak sayısalcının en az bir eşit ağırlıkçı kadar edebiyat, coğrafya sorusu çözmesi gayet muhtemeldir. Hal böyle iken süreleri birleştirerek tek kitapçıkta bu işin halledilmesi bir bölümün üniversiteye girme hakkını azaltıyorken bir bölümün ise üniversiteye girmesini mümkün kılıyor.

Yeni sistemde benim gördüklerim ve eleştirdiklerim bunlar, tabi ki bu eleştirilere tersinden bakılarak sistemin avantajları da ayyuka çıkarılabilir ancak ideal bir sistem oluşturulmaya çalışılıyorsa ya sistemin hiç açığı olmamalı ya da bu minimum seviyede olmalıdır. Umarım yapılacak olan bazı revizyonlarla bu açıklar ve hatalar düzeltilir yahut aza indirilir. Sistemin tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını ve daha çok hak edeni seçmesini diliyorum.

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 652
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
Ortadoğu Senaryosu
Acının Çifte Standardı Olmaz
Ben de Kınıyorum!
İnsanlık Süreci ve Devlet Teorisi
Seçim Kritiği
Trabzon'da Arapların Baharı
Hukukun Varlığı
Demokrasi Notu
Bilinçsizlik mi? Bilinçsizleştirilmek mi? -2-
Bilinçsizlik mi? Bilinçsizleştirilmek mi? -1-
Faile Göre Muamele
Bir Ölür Bin Diriliriz!
Ömür Törpüsü AB
Yargının Önündeki Takozlar
Diğer Yazarlar

Kur'an'da Aşk Var mı?
Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
İşte Abdulhamid Burada !...
Oğuzhan Tan - Böldürmek İstemiyorsak Bölünmeyelim!
İnsanlık Yükü
Öğretmenler ve Maarif Davamız
Marjinal Ulusalcı Lümpenler
Besni Yenibakış Gazetesi
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel314 Kişi (% 56 )
  
İdare Eder26 Kişi (% 5 )
  
Biraz Kötü218 Kişi (% 39 )

Toplam 558 Kişi

Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
7°°C - 13°°C
Cuma
4°°C - 16°°C
Cumartesi
5°°C - 16°°C
Pazar
6°°C - 12°°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:3907:0212:4815:5018:2119:37

22 Şubat 2018 Perşembe
Röportajlar
Mercimekte 3 Bin Ton Rekolte Bekliyoruz
Türkiye'deki mercimeğin yüzde 25'inin üretildiği Adıyaman'da çiftçiler, yağışlar sayesinde bereketli bir sezon geçiriyor. H...
»
»
»
Tarihte Bugün
1406 - İbn-i Haldun'un vefatı.
1919 - İngilizlerin Maraş?ı işgâli
1920 - Yunanlıların Menemeni İşgâli.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Savaş, hiledir, hileden ibarettir.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Modül 1

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,11ms