Bugün - 19 Şubat 2018 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.besniyenibakis.com Logo
-
Adıyaman 14°°C
Yazar Detayları

Fatih POLAT

Fatih POLAT - Hendek Siyasetinin Mağdurları - 2

Hendek Siyasetinin Mağdurları - 2
Yazı Tarihi: 28 Ocak 2016 Perşembe

‘Oğlum YDG-H’de’

İ.Ş. Sur sakinlerinden. Onun sıkıntısı daha büyük. Çünkü olaylar başladığında hem evinden, hem de oğlundan olmuş. YDG-H içine giren oğlu için, yasak sürerken Sur’a gitmesine karşın oğlunu ikna edememiş.

“Oğlum 14 yaşında. Bu olaylar başladığında bir şekilde YDG-H’lilerle ilişki kurmuş. Vermişler eline silahı. O yaşta bir çocuk eline keleş verildiğinde ne olur tahmin edin. Birkaç kez gittim, dil döktüm ancak ikna edemedim. Hatta tehdit edildim. Şimdi bekliyorum ne olacak diye. Evimize gidemiyoruz yasak, oğlumu alamıyorum izin vermiyorlar, oğlum da gelmek istemiyor. Kalacak yerimiz yok. Herkesten rica ediyorum, lütfen bu savaş bitsin, inanın dayanacak takatimiz kalmadı.” 

‘İki oğlum PKK içindeyken öldü, hendek yanlış’

Sur içinde Fatihpaşa mahallesinde yaşayan A.L., kendisini PKK’lı olarak tanımlıyor. Uzun süre bu davadan hapis yatan ve iki oğlu örgüt içerisindeyken yaşamını yitiren A.L. kendi ifadesiyle ödediği bedele rağmen evinden olmuş. 

"Yasak kalktığında evimize gidip baktık. Yerle bir olmuştu. Sorup soruşturunca YDG-H’lilerin ceza olarak yıktıklarını öğrendim. Bunun bir bedeli, bir hesabı olacak elbette."”

“Olaylar ilk başladığında bir akşam kapım çaldı. Gidip açtım. Gelenler YDG-H’lilerdi. Bana evimizi kendilerine vermemiz gerektiğini söylediler. Önemli bir noktadaymış ve çatışmalarda kullanmak ve kaçmak için kullanacaklarmış. Ben de gidecek yerimizin olmadığını, evde iki kızımın ve eşimin bulunduğunu anlattım. Buna rağmen çıkmazsak zorla çıkaracaklarını söyleyince bağırdım. ‘Gidin başınızdakilere sorun beni, sonra da bir daha gelmeyin' diyerek kapıyı kapattım. PKK ve HDP çevrelerinde beni tanırlar. Ödediğim bir bedel var ve bu bedel için bir gün kapılarını çalmış değilim. Kendi halinde yaşayan bir insanım. O halde niye gelip kapımı çalıyorlar? Ben böyle düşünürken bir gün evimize bir roket isabet etti. Aklıma ilk gelen şey devlet güçlerinin attığıydı. Çok şükür evden kimseye bir şey olmadı. Ama sorduğumda roketi bunların attığını öğrendim. Sonra tekrar geldiler. Bir kez daha ve daha tehditkâr konuştular. Ben itiraz edecek oldum, üslûplarını bozdu alçaklar. Çok ağrıma gitti. Eve döndüm, alabileceğimiz eşyalarımızı aldık ve çıktık. Dışarıda ev tuttuk kendimize. Birkaç öte beri alıp yerleştik. Bu arada yasak kalktığında evimize gidip baktık. Yerle bir olmuştu. Sorup soruşturunca YDG-H’lilerin ceza olarak yıktıklarını öğrendim. Bunun bir bedeli, bir hesabı olacak elbette. Ama şimdi beklemekten başka bir şey yapamam. Ortada çok büyük bir yanlış var, eğer PKK bunu yapıyorsa yanlıştır, HDP veya DTK yapıyorsa yanlıştır. Kim yapıyorsa yapsın sivillerin içerisine, üstelik daha kendi onurunu korumayı beceremeyen insanların eline silah vermek kazanım değildir. Halka karşı yapılan savaş kaybetmeye mahkûmdur. Buradan kendilerine seslenmek istiyorum. Bu işe bir an önce son verin, yaşananlardan kimse memnun değil, insanlar perişan oldu. Böyle mücadele olmaz, akıldan yoksun ve teröre vardırılan çatışmalar zarardan başka bir şey vermez.” 

‘Dışarı çıkma vurulursun’

Şehitlik, Sur’dan kaçanların sığındıkları başka bir yer. Sur olayından sonra semtte kiralar artmış. Bölgenin nüfusunun iki katına çıktığı anlatılıyor. Buna karşın sokaklar tenha ve ara ara duyulan silah seslerinden başka ses yok. Dükkânların kepenkleri ya kapalı ya da çıkabilecek olaylarda vakit kaybetmemek için yarı açık.

Ahmet T.Sur’dan ayrıldığından beri Şehitlik’te oturuyor. Olaylar başlayınca ailesiyle birlikte eşyalarının bir bölümünü alıp çıkmışlar. Olaylar dinerse tekrar dönmeyi planlıyorlar. Bu nedenle yasağın kalktığı günlerde eski mahallesine gidip evini kontrol ediyor. Ancak her gittiğinde evinden bir şeyleri yitirmiş bulduğunu anlatıyor.

"Bu adamlar geliyorlar ayrı zulüm, devlet geliyor ayrı zulüm. Arkadaş eğer vatandaşını koruyamıyorsan kendine zaten devlet demeyeceksin."”

“Şimdi bu hendekleri sanıyorlar ki şimdi kazdılar. Çözüm sürecinde bu adamlar geldiklerinde devlet neredeydi acaba? Bu devlet beni iki yıl mahpus damlarında yatırdı kırk lira için. Ama elinde silahıyla gezenleri görmezden geldi. Bak kardeşim benim hiç bir tarafa inancım yok. Bu adamlar geliyorlar ayrı zulüm, devlet geliyor ayrı zulüm. Arkadaş eğer vatandaşını koruyamıyorsan kendine zaten devlet demeyeceksin. Adamlar ellerine megafon alıp mahalle mahalle gezip, ‘ Namusunuz şerefiniz varsa Kürt’seniz evinizden çıkıp düşmana karşı bizimle birlikte savaşırsınız’ diye çağrı yapıyorlardı. Minarelerden marşlar çalıyordu, bunların hiçbirini duymadılar mı acaba? Akşam devlete karşı çatışmaya giren YDG-H’li sabah elbiselerini değiştirip polise gidip ‘çıkmak istiyorum’ deyip çıkıp senin benim gibi biri oluyor. Hiç mi görmüyorlar bunları? Al, evimi talan etmişler, yakmışlar yıkmışlar, komşulara da, ‘bu adamı bulun evini terk ettiği için 12 bin lira ceza kestik’ demişler. Güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım vallahi.”

Ahmet T. konuşurken çalan telefonunun ekranına bakarak, ‘Sur’dan arıyorlar’ dedikten sonra açıp kulağına götürüyor.

“Evden çıkmayın, ekmeğiniz varsa yeter, dışarı çıkarsanız vurulursunuz, örgüt de görse asker de görse vurur. 155’i arayın, onlar çıkarsın.”

Telefonu kapattıktan sonra evi zarar görmesin diye çıkmamakta direten kuzeninin çatışmaların artması ve yiyecek bir şeyi kalmadığı için çıkmak istediğini anlatıyor. 

‘Gelip hendeğe kendileri girsin’

Sur’u terk edenlerin bir hayal kırıklığı da DTK, HDP, DBP temsilcilerinin hâlâ hendekleri savunuyor olmaları. Diyarbakır’da geçtiğimiz Cuma günü yapılan toplantıda hendeklere destek çıkılmasına içerlemiş Sur’u terk edenler. Meseleye farklı cephelerden bakmalarına rağmen hendeklere karşı görüşlerin tamamına yakını olumsuz.

M.C. görüş olarak HDP’ye yakın. Oyunu HDP’ye verdiğini sormadan söylüyor. Bundan sonra HDP’nin oyunu alabilmesi içinse şartları var.

“Eğer bu kadar hendeklere meraklılarsa gelip hendeklere kendileri girsin. Çıktılar hendekleri savundular ve ardından herkes evine geri döndü. Ben dönebiliyor muyum? Hayır. Dışarıda sığıntı gibi yaşıyorum akrabalarımın yanında. Arkadaş, aklı başında bir politika önerin canımı vereyim, ama bu nedir? İnsan halkına ve gerçeğine bu kadar mı uzak olur?” 

"Düzce’de ceset soyanlar..." 

M.C, YDG-H içerisinde hırsızlık, uyuşturucu ve fuhuştan sabıkalıların da bulunduğunu öne sürüyor, bütün mahallenin tanıdığı namlı bir hırsızın da şimdi sırtında silahla gezdiğini anlatıyor.

"Depremde Düzce’ye hırsızlık için gitti. Yıkıntıların altında ölüp şişmiş kadınların kollarını bilezikleri için kestiğini kahvede arkadaşlarına anlatıyordu. Bildiğin hırsız, uğursuz, itin teki. Şimdi sırtında kaleşnikof ve racon kesiyor."”

“Bu adam hırsız, mahallede herkes biliyor ki depremde Düzce’ye hırsızlık için gitti. Yıkıntıların altında ölüp şişmiş kadınların kollarını bilezikleri için kestiğini kahvede arkadaşlarına anlatıyordu. Bildiğin hırsız, uğursuz, itin teki. Şimdi sırtında kaleşnikof ve racon kesiyor. Üstelik YDG-H’lilerin başlarından birisi. Sen bu adamı bizim başımıza koyarsan hiç kusura bakma benim sana saygım kalmaz. Sabah hendeklerde nöbet tutup polisle çatışıyorlar, geceleri evlere girip talan ediyorlar. Üstelik yemekleri, karton karton sigaraları ve paraları geliyor. Çok acı yaşadık şu iki üç ayda çok, ama anlatmama gururum elvermiyor. PKK’nın derhal bu adamları buradan çekmesi lazım, eğer çekmezlerse en çok zararı kendileri görecek.”

Kaynak: Al Jazeera

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 644
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İnsanlık Yükü
Allah İle Pazarlık
Zulüm Bizdense Ben Bizden Değilim
Acizlik Nedir Bilir misin?
Dünya Sessiz Sedasız İzliyor
Aşk Yolu Kerbela
Mağluplar Galipleri Taklit Eder
Nice Az Topluluklar Çok Topluluklara Galip Gelmiştir
Biz ve Çocuklarımız Yurtlarımızdan Sürülmüşken
28 Şubat Paranoyası Yeniden Hortlatılmak İsteniyor!
El İnsaf Diyorum
Yurtta Sulh!
Kadir Gecesi Nedir Bilir misin?
Belediyelerin Ramazan Etkinlikleri
Şehrullah Allah’ın Ayı Ramazan
Kur’an Ayı Ramazan
Büyük ve Mübarek Bir Ayın Gölgesi Üzerimize Düşmüştür
Cennet Meyvesi Pahalıdır
Tesettür Moda Değil, Allah’ın Emridir!
Hedefimiz Doğruluk
Allah’a Yürüyüş ve Yükseliş
Kıyamet Bilinci
Allah da mı Görmüyor?
Yeniden Kardeş Olma Vakti
Ensar Vakfı Meselesi ve Mal Bulmuş Mağribi
Günahın Fiberi, Dijitali, Kotalısı, Kotasızı Olmaz!
Şeytanın Hedefi
Terörizme Karşı Önlemler
8 Mart Sürüm Sürüm Sürünen Kadınlar Günü
28 Şubat Bir Zihniyetin Temsilciliğidir!
Bu Din Sahipsiz Değildir
ASIM ÖCALA CEVAP, ÇEK ARTIK ELİNİ VE DİLİNİ BU DİNİN ÜZERİNDEN 2
Asım Öcal’a Cevap: Çek Artık Elini ve Dilini Bu Dinin Üzerinden
Cehennemden Uzaklaştırıp Cennete Sokacak Ameller
Hendek Siyasetinin Mağdurları - 2
Hendek Siyasetinin Mağdurları
İnşallah-Maşallah Demenin Önemi
Müslüman Yılbaşı Gecesini Kutlayamaz!
İnsanlığa Yeni Bir Ruh Ve Yeni Bir Nefes
Şeytan İşi Pislikler
İçtiği Sigaranın Adında Kişilik Arayan Karektersizler!
Peygamber Mirası 2
Peygamber Mirası
Ölüm Bize Ne Yakın Ne Uzak
Firavun’un Sarayında Bir Mü’min
Büyük Çelişki
Aldığımız Nefesi Bile Geri Veriyoruz
Büyüklerin Ellerinden, Küçüklerin Gözlerinden…
Rabbin İçin Namaz Kıl ve Kurban Kes!
Kafirler İstemese de İstikbal İslamındır!
Haz, Zevk, Şehvet ve Lezzet
Ramazan Mektebinden Mezuniyet
Kur’anı Anladıkça
Arsızlığa Cesaret Zinaya Aşk Dediler
Ramazanı Nasıl Geçirmeliyiz?
Ramazan, Başı Rahmet, Ortası Mağfiret ve Sonu Cehennem’den Kurtulma Ayıdır
Riyakâr Yalancıların Hazin Sonu
Seçime 3 Gün Kala Bazı Notlar
Olayların Perde Arkası
Mısır’ın Yeni Firavunu Sisi
Çıplaklık Kültürü
Milli Öğütüm Sistemi
Irk Meselesine Müslümanca Bir Bakış
Sultan Fatih’in İstemem Şiiri
Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim; Sana Uymayan Ölçü Hayat Olsa Teperim!
Hayatı Çalınan Hayatsız Kadın
Çanakkale Ruhu ve Sorumluluk Bilinci
Suriye Direnişi 5. Yılında
Allah, Kuluna Kâfi Değil midir?
Kürt Meselesine İslami Çözüm Çalıştayından Notlar
Ağdaş Ebu Lehepler: Charlio Hebdo Ve Yerli Uzantısı
Peygamberimize Mektup
Seçime 3 Gün Kala!
Büyük Şeytan Amerika
Sırtlanları Geçti Beşer Yırtıcılıkta
Dört Formül
Yapmayacağınız Şeyleri Niçin Söylüyorsunuz?
Bize Bir Nazar Oldu
Ebuzer Mesih-ul islam
Diğer Yazarlar

Kur'an'da Aşk Var mı?
Yükseköğretim Kurumları Sorunu (YKS)
İşte Abdulhamid Burada !...
Oğuzhan Tan - Böldürmek İstemiyorsak Bölünmeyelim!
İnsanlık Yükü
Öğretmenler ve Maarif Davamız
Marjinal Ulusalcı Lümpenler
Besni Yenibakış Gazetesi
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel314 Kişi (% 56 )
  
İdare Eder26 Kişi (% 5 )
  
Biraz Kötü218 Kişi (% 39 )

Toplam 558 Kişi

Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
2°°C - 14°°C
Salı
6°°C - 14°°C
Çarşamba
8°°C - 14°°C
Perşembe
9°°C - 12°°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:4307:0512:4815:4818:1819:34

19 Şubat 2018 Pazartesi
Röportajlar
Mercimekte 3 Bin Ton Rekolte Bekliyoruz
Türkiye'deki mercimeğin yüzde 25'inin üretildiği Adıyaman'da çiftçiler, yağışlar sayesinde bereketli bir sezon geçiriyor. H...
»
»
»
Tarihte Bugün
1405 - Emir Timur'un vefatı.
1918 - Erzincan/Çayırlı'nın kurtuluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Hamı pişiremezsen bari, pişmişi ham etme?
(Hacı Bektaşı Veli)
Arşiv Arama
Modül 1

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,11ms